Page 411 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 411
410 Gülden Bülbüllere
O kapıdaki dilenciden mana, onun delili nedir? Bak! Cenabı Hak buyuruyor ki: “Fe
emmel yetime felâ tekhar, ve emmes sâile felâ tenhar” 15 “Yetimlere saillere ihsanda
bulunun”. Allah bir sâile ihsanda bulunun derse, biz de onun sâili olursak bize ihsanda
bulunmaz mı? Ama onun sâili olduğumuzu bileceğiz.
İşte bu kapı onun kapısı. Onun sâiliyiz, onun dilencisiyiz, onun kapısına geldik,
dileniyoruz, bunu bileceğiz.
İşte bu amelimiz ne istiyor? Bu amel kalbi selim istiyor.
Bu amel bizim buraya noksanlığımızla, kusurumuzla geldiğimizi bileceğiz. Burada
Allah’ın rahmetine, merhametine, şefkatine nail olacağımızı bileceğiz.
Böyle olmak için teveccühümüzün bir usulü var, orada dikkat edilecek hususlar var.
İşte teveccüh başlarken bir oturma usulü var ama evvela teveccüh kalbi selim istiyor.
Kalbi selim demek ne demek oluyor? Ama gerçi biz kalbi selim değiliz ama olmaya
çalışacağız.
Gam gelmez dememişler, Gam eylenmez demişler
Bak cihat var. Cihat Allah’ın emri değil mi? Kaç türlü cihat var?
Nasıl ki zâhiren cephede senin dinine, mevzine, vatanına taarruz eden birine düşmana
cihat yapıyorsun, biri bu. Halbuki bundan daha büyük cihat, nefsî cihattır.
Bu da gönlüne gelen muhalif şeyleri atmak. Kitaba, sünnete uygun atmak. Hatta kinin,
kibirin, gururun varsa, hasedin varsa, bunların hepsini gönlünden atmaktır. Atmak
lazım.
Bunları insanlar birden atamaz. Birden de atabilir. Birden atmak için bir nazara
uğrayacak. Birden böyle bulmak için bir nazara uğrayacak.
Mesela zenginleri düşündüğümüz zaman bazı zengin vardır ki sıfırdan başlamış,
kazanmış. Aklı ile çalışması ile neyse tecrübesi ile çalışmış kazanmış, bunlar helal
rızkıdır. Zenginlik de olsa helal rızkıdır, tereddüt etmesin. Evet, bu ne etmiş? Zengin
olmuş. Milyarlar, şimdi milyonun kıymeti kalmadı, üç, beş, on milyarlık bir insan bu
dünyada zengin olmuş. Bir de var ki babasından kalmış veyahut da ikramiye vurmuş, o
da zengin. İşte böyle birden bir nazara uğrayan, birden böyle bir kemal sahibi olmak
için bir nazara uğrayan, böyle bir hazine bulmuş da birden zengin olmuş gibidir.
Öbürü ise üç senede beş senede on senede yirmi senede ameli ile hizmeti ile çalışmış.
Ne olmuş? Oda bir zengin olmuş.
Burada zenginlik dostla buluşmak, bir kemal sahibi olmaktır.
Bak! Nasıl ki İbrahim Ethem Hazretleri Belh padişahı imiş. Padişahlığı bırakmış gitmiş,
bir gece yatağından genç bir hanımı varmış, onu bırakmış, çıkıp gitmiş. Yani genç bir
padişah tahtını, tacını bırakıp gitmiş. Bir şeyh bulmuş onun dergâhında hizmet görmüş.
Ne yapmış orada? Yedi sene sırtında dağdan odun çekmiş getirmiş. Yedi seneden
sonra orada irşat olmuş. Padişahın halkı da padişahlarından çok memnunlarmış,
15 Duha 93: 9-10

