Page 37 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 37

Teveccüh Sohbetleri                                                     33

          —Senin için en zararlı olan, bu hastalık, bunu bir defa tedavi edelim.
          Ameliyat mı olacak, artık ilaç mı verecek, ne edecekse ondan başlar.

          Eğer burada sen mücadele yapmadıysan, gelenle cihat yapmadıysan, atmadıysan, senin
          kalbinde o zaman  bir  çukura birikmiş bir göl suyundaki gibi  atılanlar akmıyor,
          gitmiyor, onda kalıyor. Onu pis ediyor,  yosunlandırıyor, kirlendiriyor, paslandırıyor,
          berbat ediyor. İşte bu, büyüklerimizin sohbetidir, emridir. Böyle misal vermişler. Hem
          de çok güzel bir misal, çok uyan bir misaldir. Böyledir insanların kalbi.
          İşte burada bu amelimizde teveccühümüzde de cihadınızı yapacaksınız. Kalb-i selim
          olmaya çalışacaksınız.
          Kalbinize geleni  atın, her  bir düşüncenizi sıkıntınızı, alacağınızı, vereceğinizi, bütün
          neler varsa hepsini kalbinizden atacaksınız.

          Kalbinizi Allah ile meşgul edeceksiniz.
          Rabıta karşınızda, Allah kalbinizde. Şeyh efendimizin rabıtasını karşınıza alacaksınız,
          Allah'ı kalbinizden zikredeceksiniz. Allah ile kalbinizi meşgul edeceksiniz.
          Bu bizim zikrimiz öyle  bir zikir ki  bak, Cenabı  Hak buyuruyor: “Kalbinizden
          zikredin.” diyor; “Hafî zikredin.” 21 , buyuruyor. Öyleyse hafî zikir kalpte olan zikirdir.
          Allah demeye, lisanın, dilin çabalamasına ihtiyaç görmüyorlar, lüzum görmüyorlar.

          Onun için zaten günlük dersimiz de öyle değil mi? Ağzımızı yumuyoruz, dişimizi
          dişimizin üzerine koyuyoruz, dilimizi üst damağa yapıştırıp hareket etmiyor, kalp ile
          parmak (tespihle) çalışıyor.
          Ne zamana kadar sürecek? Teveccühün sonuna kadar.

          Teveccüh ne zaman başlar, ne zaman biter? Nasıl başlar, nasıl biter?

          Şimdi teveccühün  tabii,  namazda tahiyatta  oturulan saf gibi  oturma usulü var. Onu
          arkalı önlü oturtturacaklar,  sıra sıra oturtturacaklar.

          Oturduktan sonra teveccüh başlayacağı zaman “Estağfurullah” diye efendilerin bir
          tanesi nida eder, böyle aşikâr “Estağfurullaaaah”. Yani bu “Estağfurullah” ile amel
          başlıyor.
          Estağfurullah nida olunca gözlerinizi yumarsınız. Bakın dikkat edin, defalarca
          söylüyoruz. Aksaray'da yapmış olduğumuz teveccühte defalarca tekrar  ettim. Yine
          saflar arasında giderken gözü açık olanları görüyorum. Hâlbuki bu yasak işte, bu feyze,
          muhabbete mani oluyor. Gelen feyzi kesiyor, geri çeviriyor. Çünkü amelimizde göz
          açmak yasaktır. Onun için hem kendisine gadrediyor, hem bütün cemaate gadrediyor.
          Cemaatin bütün  hakkına  tecavüz  ediyor. Çünkü cemaate gelen feyze mani oluyor
          efendim. Onun için dikkat edin. Yalnız bunu da istirham ederim, eğer yine  başka
          tarikattan gelmiş var ise... Onlar herhalde, tahminim onlardı, Aksaray'dakiler onlardı;



          21  Araf 7:55
   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42