Page 36 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 36
32 Gülden Bülbüllere
ders alanlar oldu. Geldilerse onlar teveccühü bilmiyorlar, yeni katılacaklar. Eğer on
gündür ders alanları hesap edecek olursak, belki yüz kişi civarında olmuştur. Çünkü
her akşam ders alan on kişiden aşağı değil. On gündür biz buradayız, otuz kişinin de
ders aldığı akşam oldu. Ama bunların içinde tazeleyen de oldu, yeni alanlar da oldu.
Demek ki yeni alanlar teveccüh görmemişler, onlar için bu teveccühü tarif edeceğiz.
Şimdi bizim bu teveccühümüz, büyük ameldir. Böyle bir büyük amel yoktur. Her
tarikatta da bu teveccüh yoktur. Bu teveccüh bizim tarikatımızda olduğu için bundan
dolayı da, çok büyük bir iftihar, çok büyük şeref, çok büyük bir mutluluk duymamız
lazım. Çünkü itimat edin ki inanın ki teveccüh büyük bir ameldir, teveccühe katılanlara
da çok büyük ihsanlar oluyor. Bak!
Teveccüh olunca herbir ihvana
Mürde kalplerimiz geliyor cana
Demek ki ne anlaşılıyor burada, mürde kalp hangisi?
Mürde kalp, Allah'ı unutan kalptir, ölüdür.
Allah bizi Müslüman halk emiş, ibadetimiz var, amelimiz var. Sadece amelleri işliyoruz,
namazımızı kılıyoruz. Zikrimizde, fikrimizde Allah'ı zikrediyorsak da yine de dalgalı
kalbimize çok şeyler geliyor onları atıyoruz, geliyor. Fakat sair zamanlarda yerken
içerken, alırken, verirken, gezerken tozarken, konuşurken, çalışırken bak, unutuyoruz.
Hâlbuki Cenabı Hak, ne buyuruyor? “Gıyamen ve guûden ve ala cunûbihim”, “ayakta
da beni zikredin, yatarken zikredin, çalışırken, yerken, içerken beni zikredin.”
19
buyuruyor. Cenabı Hak, “Fezkürullahe zikren kesira” buyuruyor. Bak, bunlar zikir
20
ayetleri, Cenabı Hak ne buyuruyor? “Beni çok zikredin.”; kesir çok, rakam vermiyor,
çok zikredin beni, diyor. Biz bunu yapamıyoruz. O zaman biz bunu yapamayınca,
demek ki onun için niye, bizim de kalbimiz tam manasıyla dirilmemiş oluyor.
O zaman diri kalp hangisi? Diri kalp odur ki yerken de Allah'ı unutmayan, içerken
Allah'ı unutmayan; gezerken, konuşurken, alırken verirken, bin bir meşakkat karşısında
yine Allah'ı unutmayan, uyurken de Allah'ı unutmayan kalp. İşte bu diri kalptir. Bunu
nerede elde edeceğiz?
Teveccüh olunca her bir ihvana
Mürde kalplerimiz geliyor cana
Bakın dikkat edin, bu teveccühte işte, en büyük ihsan bu oluyor.
Ondan sonra, yine bunun daha başkaları var. Bizim ahlakı zemimelerimiz var, muzır
hallerimiz, muzır sıfatlarımız var. Nerede? İç âlemimizde.
Bunların en büyük zararlısı bizim için hangisi ise, onu alırlarmış. Bir doktora hasta
gider hastanın da beş altı türlü hastalığı olur. Ama hepsini birden bu doktor tedavi
edemiyor. Diyor ki:
19 Al-i İmran 3:191
20 Ahzab 33:41

