Page 468 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 468
Teveccüh Sohbetleri 469
“Aynı da Değil Gayrı da Değil Ol Buna Agâh”
Eylül 1995 Erzincan
Esselamü aleyküm ve rahmetullah. Allah’ın selamı, rahmeti, hidayeti, bereketi üzerinize
olsun. Allah hepinizden razı olsun. Sabah-ı şerifleriniz hayırlı mübarek olsun.
Yapacağımız büyüklerimizin ameli o da sizin için hayırlı mübarek olsun.
Cümleten hoş geldiniz, sefa geldiniz, sefalar getirdiniz. Feyiz getirdiniz, nur getirdiniz,
muhabbet getirdiniz, sizi buraya muhabbetiniz getirdi. Allah muhabbetinizi arttırsın.
Allah sizin de bizim de sonumuzu hayır getirsin. Allah korktuklarınızdan emin etsin.
Allah hulûsunuzun, ihlâsınızın barını meyvesini yedirsin. İki cihanda aziz etsin, leziz
etsin. Aziz demek kıymetli, leziz de demek tatlı.
Allah, Cenabı Hak bu amelimizin feyzinden, nurundan sizi ihya-âbâd etsin. Her zaman
işlememizin de fırsatını nasip etsin. Allah bu ihsanı üzerimizden kaldırmasın.
Bundan beş sene evvel bu ameli gizli gizli yapıyorduk, aşikâr olamıyorduk. Şimdi
Allah’a şükür aşikâr yapıyoruz, gizli değil. Ama bu Allah’ın hikmetidir, buna aklımız
yetmez.
Bir atasözü var derler: ‘At verir meydan vermez, meydan verir at vermez.’. Bu çok
önemli, geçerli bir kelam. Attan mana insanın muhabbeti, meydandan mana da
amelidir. Veyahut da attan mana ameli, meydandan mana da muhabbeti. Böyle de
anlaşılabilir.
Yani demek istiyorum ki eskiden insanlarda daha çok muhabbet vardı. Neye? Amele,
amele muhabbet vardı, fakat amelini işleyemiyordu.
Amel deyince işte bu da bir ameldir. Fakat amellerin en büyüğüdür. Amellerin en
büyüğü bizim teveccühümüz, ama muhabbet var mı burada?
Meydan yoktu, yani fırsat yoktu, işleyemiyorduk, aşikâr işleyemiyorduk. Hatta amelimiz
hatmemizi gizli gizli yapıyorduk. Her gün muhit değişiyorduk, her gün yer
değişiyorduk ki görmesinler, sezmesinler, bilmesinler.
Ama o zamanki o çok sıkı zamanlarda, gizli gizli yaptığımız zamanlarda korka korka o
zaman daha ben nefsimi söylüyorum o zaman daha çok muhabbetimiz vardı. Şimdi
serbestlik var ama muhabbetimiz kalmamış. O da Allah’ın bir hikmeti, artık
bilemiyoruz.
Hani ‘Ât verir meydan vermez, meydan verir at vermez.’ Yani atı var adamın meydanı
yok ki oynatsın. Bir de meydanı var, atı yok ki oynatsın. İşte attan mana muhabbet,
meydandan mana da ameldir.

