Page 469 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 469

470                                                          Gülden Bülbüllere

          Şimdi bak! Allah’a şükür meydan açık da at yok. De ki at yok da bu gelenler hep atlı
          değiller mi? Bak, ta şarktan, garptan her taraftan gelmişler.

          Fakat sadece bir teveccühe gelmekle olmaz. Hatmede noksanlık yapıyorlar. Bak, hatme
          teveccühün bir  küçüğüdür. Teveccüh hatmenin bir büyüğüdür. Hatmede ihmallik
          ediyorlar.  Bu teveccühe gelen kişilerin yüzde on tanesi hatmeye devam ediyorsa, yüzde
          doksanı devam etmiyor. Yani teveccüh artık belki Allah korusun bir şöhret olabilir, bu
          kadar akıp geliyorlar. Hani insanlar, onlar gidiyor ben de gideyim, diye veyahut da bir
          gezmek için tabi olalım, diye düşünenler olabilir.

          Yani biz bunun farkındayız, teveccühe böyle akın olduğu gibi hatmeye akın etseler,
          hatmeye kıymet verseler çok terakki edecekler. Tarikatımızın büyük ameli hatmedir.

          Sonra bir de amelde eksiklik var. Hep birbirinizde  kusur görüyorsunuz, birbirinizi
          sevmiyorsunuz. Sonra birbirinize küsüyorsunuz, inat ediyorsunuz da hatmeye
          gitmiyorsunuz. Hâlbuki bunlar bizim için terakkimize manidir, terakki edemeyiz.
          Yani demek istiyorum ki bu teveccühe olan arzunuz hatmeye de olsa diğer amellere de
          böyle ciddi, samimi olsanız çok terakki edeceksiniz.  Ama bakıyoruz sade teveccühe
          akın var, hatmeye yok, öbür amele yok ve ahlakta da yaşantıda da hiç değişen bir şey
          yok.

          Evet, amelle insan terakki edecek. Çünkü amel Allah’ın emridir. “Kulum bana nafile
          ibadetlerle yaklaşır.”  buyuruyor.  Ama  nafile ibadetleri de tamamıyla yapamıyoruz,
                           1
          yerine getiremiyoruz.
          Şimdi ‘kör görmez ama sezer’ derler. Teveccühe gelen, koşa koşa gelen adam namazını
          da kılmıyor, kılmayanlar var.  Bu teveccühe gelse ne olacak ki?  Teveccühe koşup
          geliyor, hatmeye gitmeyenler var. Teveccühe koşup geliyor, namazını kılmayanlar var.
          Teveccühe koşup geliyor, noksanlıklar yapıyorlar.
          Evet, teveccühümüz büyük amel ama bilene, görene; köre ne?
          Bir kelam var: Bilene, görene; köre ne? Ama de ki kör mü böyle gelenler, bilmiyorlar
          mı? Elbet körler ve bilmiyorlar. Sade teveccühe koşup gelmekle olmaz.
          Birbirinizi  seveceksiniz, birbirinizin ahlakını düzelteceksiniz. Kimsede  kusur
          görmeyeceksiniz. Teveccühe verdiğiniz kıymeti hatmeye de vereceksiniz. Namazınızı
          bırakmayacaksınız. Dersinizi yapacaksınız. Evvabîn namazını, teheccüt namazı bunlara
          çok ciddi olacaksınız. Amelde ciddi olacaksınız; böyle laçkalık olmaz. Amelsiz olur
          mu?
          Evet, Allah’a muhabbet, Resulullah’a muhabbet, meşayihe muhabbet,  amele
          muhabbet, ahirete muhabbet sonra amele muhabbet var. Ahirete muhabbet olacak ki
          amel olsun.







          1  Buhari Rikak 38
   464   465   466   467   468   469   470   471   472   473   474