Page 495 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 495

496                                                          Gülden Bülbüllere

                                               14
          Öyleyse “Küllü şeyin hâlikün illâ vechehu.”  Ayet-i kerimesi var. Her şey yok olacak
          Allah’ın varlığı kalacak. Ama bu enfüste de tecellî ediyor.
          Tasavvuf âlimi bu ayeti yazmış manasını da dile getirmiş, yarım sayfadır. Kırşehirli Âşık
          Paşa isminde; bir kitapta yazar. Tabii bunun birkaç beyiti hatırımda var. Ne buyuruyor?

                 Orta yerden götürürler seni ben
          “Seni ben” demek bütün her şeyi. Yani sen demek hepsi, ben demek ben. Ama sen
          deyince sen, sen; hepsi sen. Sana da gelince; sen sensin, ben deyince, benim değil mi?
                 Orta yerden götürürler seni ben

                 Ol denizde garka vara can u ten
          Denizden mana Allah’ın üç nurudur. Allah’ın nurundan gelen can, ten yok olur diyor.
          Ne demek olur? Bir denize atılan cisim canlıysa da yok olur, cansızsa da yok olur.
          Bütün cisimler görünüyor, orada denizde görünmez. Bir insan canıyla atarsın, insan da
          görünmez, canı da görünmez, teni de görünmez.
          Öyleyse işte Allah’ın nuru da böyle; eşyayı ihâta ederse, onun gözüne o eşya da
          görünmez, kendi varlığı da görünmez.
                 Orta yerden götürürler seni ben
                 Ol denizde garka vara can u ten

                 Kendini kendi göre kendi bile
                 Bakısın edemezem gelmez dile

          Ama Sâlih Baba ne buyuruyor bak:
                 Nice Mansûr'a söylettin “ene'l-Hakk”
          Sadece Mansur mu Ene’l Hak demiş?

                 Nice Mansûr'a söylettin “ene'l-Hakk”
                 Kuruben karşısına dârı leylî

          Burada nice Mansur’dan mana yani velâyete dâhil olan, tarikattan hakikate geçenlerdir.
          Bunlar hep Mansur’un halini yaşıyorlar.

          Bu da nedir? Fenafirresul olmaktır. Ama zâhirde Mansur’u dârda astılar ama kalp gözü
          açık olanlar asıl Mansur’u nerede gördüler? Baktılar ki Mansur, Resulullah
          Efendimiz’in sakalının teline asılmış, dârda değil. Böyle olmuş, evet.
                 Nice Mansûr'a söylettin “ene'l-Hakk”

                 Kuruben karşısına dârı leylî



          14  Kasas 28:88
   490   491   492   493   494   495   496   497   498   499   500