Page 55 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 55

Teveccüh Sohbetleri                                                     51

          Demek ki mürit hâlinden haberdar  olursa hâlden  geçemez. Çünkü hâl zevklidir,
          tatlıdır.

          Ama bilemez ki onun duçar olduğu görmüş olduğu bir şey, onda tecellî etmiş olan bir
          nurdan başka onun daha büyüğü var, daha bunun üstünü var. O bilemediği için ondan
          kolay kolay geçemez.
          Ama meşayihin yetkisidir, onu ona göstermez  ki  ondan geçirsin, götürsün.  Bak,
          Reşahat okuyanlar rastlamıştır.

          Saadeddin Kaşgari Hazretleri’nin bir macerası  var, bir olayı var. Muzaffer  Kethüda
          isminde başka bir tarikatın, Halveti tarikatının meşayihi ile Saadeddin Kaşgari
          Hazretleri’nin Nakşi halifeleriyle karşılaşmışlar da aralarında bir macera olmuş. Nasıl?
          Saadeddin Kaşgari Hazretleri evlad-ı resulden. Otuz iki tane de halife irşat etmiş.
          Birinde hastalanmış. Halveti tarikatından Muzaffer  Kethüda isminde bir meşayih
          bunun hastalığını duymuş, ziyaretine gitmiş, bu sünnettir.

          Peygamber Efendimiz nasıl yar-ı garı Ebubekir Sıddîk Ekber Efendimiz’le, hep onla
          berabermiş, meşayihin de yanında bir tane mürit bulunması sünnettir. Ama yanında iki
          de olur, üç de olur, beş de olur başka. Muzaffer  Kethüda ismindeki meşayih, bir
          müridini almış beraber, Saadeddin Kaşgari Hazretleri hastalanmış, görmeye gelmişler.
          Müsaade almışlar, içeri girmişler, ziyaretlerini yapmışlar, hal hatır etmişler. Muzaffer
          Kethüda, Saadeddin Kaşgari Hazretleri’nden bir müsaade almış, demiş ki;
          —Efendim biz Halveti tarikatındanız, biz zikrimizi cehrî yaparız, müsaade eder misin,
          burada kendi usulümüzce bir cehrî zikir yapalım.
          —Yapın, hoş, demiş.

          Bunlar müridiyle beraber cehrî zikre başlamışlar. Bir zaman zikir yapmışlar, tamamen
          istiğrak âlemine geçmişler, zikirden sonra uyumuşlar. Zikri hem hareketle hem de sesle
          yapıyorlar.
          Saadeddin Kaşgari Hazretleri’nin de hizmetinde Alaaddin isminde bir müridi varmış.
          Yani otuz iki tane irşat etmiş olduğu halifelerin beraberinde, hizmetinde olanların en
          üstünüdür.
          O meşayih de bir müridiyle gelmiş. Şeyhi ile müridi zikri yapmışlar, beyhutluk âlemine
          geçmişler, beyhutluk âleminden ayıldıktan sonra şeyh şöyle bir ifade de buyuruyor;
          —Siz evlad-ı resulden misiniz?

          —Evet.
          —Bu nesebinizi izhar edeceksiniz,  aşikâra geleceksiniz ki hürmet  edebilelim. Size
          evlad-ı resule hürmet Resulullah’a hürmettir.  İnsanlar size hürmet etsinler. Evlad-ı
          resulü sevmek, Resulullah’ı sevmektir. İnsanlar bilsinler, hürmet etsinler, sevsinler de
          amel işlemiş, sevap kazanmış olsunlar. Siz bu nesebinizi izhar, aşikâr edecekken niye
          gizliyorsunuz, demiş.
   50   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60