Page 525 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 525

526                                                          Gülden Bülbüllere

          Altmış bin mark borcunuz için bir gelir elde edin. Bütün bunlar hepsi sizin içindir, O
          bir milyon mark sizin için büyük olur. Çünkü onun üç sene müddeti var, bu üç sene
          içerisinde inşallah inşaatları bitirirsek, onu bunlar ödeyecek. Size hiç yük olmayacak.
          Şimdi 150 bin mark bu tekkeye harcanmış, işte bu salon yapılmış, işte bazı yerlerin
          sıvası yapılmış. Bu 150 bin markın borcundan kurtulmak lazım. Bir de alışveriş olursa
          bu marketten gelir. Bu işler yapılır, burası bir faaliyete geçer ve sizin üzerinizden bu
          yük kalkmış olur.
          Demek ki gıda maddelerinizi, burada  market açılmış, arabanız var,  arabası olmayan
          yok, başka yerden almayın, gelin, buradan alın. Bunu da basit görmeyin. Bunu herkes
          buradan almış olsa, burası çok gelir sağlar. Bu sağlanacak kardeşim, sen gıdanı nereden
          alırsan al, orası alış fiyatına mı veriyor? Ticaret ediyor. Sen bu ticareti burada yaparsın,
          başka yer yapmasın, paranız burada kalsın. Hem de buraya vermiş olduğunuz tasadduk
          var, tasadduk sayılır “İnnemel amalü binniyet.” 10  Ameller niyete bağlıdır.
          Burayla Kenan Hoca ilgilenecek. Kenan Hoca ilgilenemediğinde Osman Efendi
          ilgilenecek.  Şayet  Kenan Hoca ilgilenemedi, Osman  Efendi ilgilenmedi sırayla Aziz
          Efendi ilgilensin. O da ilgilenemiyorsa Kâtip Efendi ilgilenecek, o da ilgilenemiyorsa
          ondan sonra Selami Bey ilgilensin.
          Bir de bunu açık söylüyorum, üçü ayrı yapıyorlar. Bunu yapmayın, birleşin bu ayrımı
          yaparsanız burası dağılır; birleşin.
          Bakın, Hazreti Ömer (r.a) ne buyuruyor? Diyor ki: “Resulullah eğer benim üzerime bir
          Habeşistanlı siyah köleyi âmir etse, ben ona itaat ederim.’.
          Onun için burada başkana uymak lazım. Eğer şayet istişare yapacak olursanız başka bir
          iş yapabilir, ancak o dört kişi ikna ile bu iş yanlış deseler. Ama yine onun rızası ile
          olacak, ondan  rızasız hiçbir  şey yapamazsınız, başkan seçilmiş o. Evet,  ondan
          ayrılmayın, eğer ayrılırsanız bu iş yürümez, laçkalaşır, ihvan da bölünür, iş de gitmez;
          bir düzensizlik, bir huzursuzluk meydana gelir, bunları yapmayın.
          Şimdi ders hesabına, hatme hesabına, sohbet hesabına gelince bunlar da sırayladır. Bu
          beşi de bir arada nerede olursa olsun. Orada bir ders alan varsa Kenan Hoca verir. O
          yoksa Osman Efendi verir. O da yoksa Aziz Bey verir, o da yoksa Kâtip Efendi ondan
          sonra Selami Bey. Herkes bu emirlere riayet etsinler.
          Bir yere mi gidilecek? Mesela Kenan Hoca’nın yeri yakın gidebiliyor. O gidemiyorsa
          eğer Almanya içerisinde  her vekil kendi etrafında görevlidir. Dışarı Belçika ile
          Fransa’ya gidilecek  olursa  yine Kenan  Hoca gidecek, gidemiyorsa sırayla diğerleri
          gidecek, anlaşıldı mı?
          Her şeyin bir ölçüsü var, görevi var, nizamı var, intizamı var. Böyle rastgele olmaz.
          Şimdi teveccühten bahsedeyim saat on bire geliyor. Bir saat de o sürer. Şimdi burada
          sekizde başladıksa üç saat sohbet ettik, bir saat de  teveccüh, dört saat  teveccüh
          sürüyor.



          10  Hikmet Goncaları Trc. (500 Hadis Şerif) 83
   520   521   522   523   524   525   526   527   528   529   530