Page 527 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 527

528                                                          Gülden Bülbüllere

          Bu zevk ü cünbüş ne? Zevk demek, tatlı demek, cünbüş demek, hareket demek. Tatlı,
          hareketli, zevkli olan bir şey. Hak’tan tecellî eden iradesiz, gayr-i ihtiyârî tecellî eden
          ağlamalar, bağırmalar bunlardır; zevk ü cünbüştür.
                 Gelin dergâha dervîşler
                 Kılalım zevk ü cünbüşler

                 Hudâ'nındır kamu işler
                 Bu meydân-ı muhabbettir
                 Şefîimiz Muhammed'dir

          Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed. Evet, şimdi teveccühün başlangıcı nihayeti
          bir saattir.

          Teveccühten maksat sohbettir. Sohbeti dinlediniz, anladınızsa tamamdır.
          Ama  teveccühte de  tabii ki bir feyiz,  nur, muhabbet  var. Ama bu  muhabbet zaten,
          bizdeki muhabbet zaten bî-karar değil, mümkün  değil. O bî-karar olan muhabbet
          velîlerin kârıdır, bizim değil.
          Bizdeki muhabbet bakarsın beş dakika sürer, geçer; on dakika sürer, geçer. En fazla
          yirmi dakika sürer, geçer. Bize gelenler sabit değil. İşte bu teveccühte bir saat içerisinde
          alacağınız muhabbeti alırsınız, beş dakika sürer,  ya da on dakika sürer.

          Evet, işte teveccühte kalb-i selim olun. Kalb-i selim demek; kalbinizde bütün her şeyi
          borcunuzu, alacağınızı, vereceğinizi, hastanızı, daha  bunları düşünmeyin. Bunlara
          Allah’tan şifa dileyin, sağlık dileyin, iyilik dileyin. Bu borçtan kurtulmak için Yâ rabbî
          sen kurtar, diyelim. Kurtulmak için Allah’a dua edin, dua edin, dua edin. Şahsa değil,
          bütün Müslümanlar için dua edin. Bizim borçlu kimsemiz varsa onun için de dua edin.
          Çünkü dua hazinedir.  Şahsa edilen dua makbul değil. Birisinin bir borcu var o
          borcundan kurtulmak için dua edin. Bizim ihvanlardan bir hastası varsa onun için dua
          edin.
          Buralar merciidir, duanın kabul olacak bir merciidir. Evet, burada  şu hastaya ne
          edeceğim, hangi doktora götüreceğim; bu parayı nereden bulacağım, bunları
          düşünmeyin, bunlar  şikâyettir! Ama  Yâ rabbî sen benim hastama  şifa ver, diye dua
          edebiliriz, burası mahallidir, istememiz lazım.

          Evet, bak, ne buyruluyor:  “Öyle bir ağızla dua edin, günah işlememiş olsun”.  Bu
          ulemanın bize bildirdiği; sen günah işlemişsen senin günahın, senin duana perde olur.
          Ama senin günahın  benim duama  perde olmaz. Müminin mümine duası geçer, bir
          böyle.

          Bir de günah işlemeyen ağız velîlerindir, velîlerin  ağzıdır. Bunların duasına biz
          muhtacız. İşte o zaman burada silsile okunacak, teveccühte silsile okunacak. Bu silsile
          okununca o  silsilede okunan duhulü velîlerin ruhları buraya teşrif ederler.  Buna
          inanmak lazım.
                 Olârın ruhlarının yok karârı

                 Dolaşırlar zemîn ü âsumânı
   522   523   524   525   526   527   528   529   530   531   532