Page 531 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 531

532                                                          Gülden Bülbüllere

          Resulullah’ı sevmişse, zaten Resulullah sevgisi Allah sevgisidir.
          Allah’ı sevmişse zaten Allah sevgisi, fark etmez.
          Ama yalnız bir müritte hal olabilir. Eğer bir mürit esma nuru ile idare ediliyorsa o, şeyh
          efendiyi çok sever. Ama zâhirde de o şeyh efendi Resulullah falan değildir. Hatadır, bu
          isyandır, bu  şirktir.  Ama gelin hakikate,  sevebilir, Resulullah Efendimiz’den fazla
          sevebilir. Ama o sevgi neyin sevgisi? Resulullah’tan geliyor. Resulullah’a nereden
          geliyor? Allah’tan geliyor.
          Bak, şimdi müridin bir tanesi camiyi temizliyormuş. Hızır (a.s) geçmiş onun karşısına,
          demiş ki:
          —Yüzüme bak, mürit de:
          —Benim bakılacak yüzüm var, başka yüze bakmam ben, demiş.
          Birini tam seven öbürlerini sevemez.

          Demiş:
          —Ben Hızır’ım.
          —Benim Hızır’ım da var, demiş.

          Evet, her şeyh kendi müridinin Hızır’ıdır.
          Bu ihlâstır. Tarikatın bir şartı da ihlâstır.
          Eğer mürit  şeyhini vaktin Hızır’ı bilmezse ondan feyiz almaz veya arasında vaktin
          kutbu vardır. Vaktin kutbu derecelenerekten Hızır’dan emir almaz. Hızır onların
          emrindedir. Hızır, vaktin kutbundan, gavsından ileri değildir.

          Peki, demiş:
          —Ben senin şeyh efendine feyiz veririm.
          —Feyzi ben şeyhimden alıyorum.
          Ne yaptıysa yüzüne baktıramamış. Ondan kurtulmak  için keskin  bir cevap vermiş.
          Demiş ki:
                 Şöyle ki Allah’dır sözüm
                 Bir yüzdedir iki gözüm

                 Yardır bütün özüm
                 Ben în ü anı neylerem
          Diyor ki sen beni ayıramazsın, bir yüze bakıyorum. Zikrim Allah, Allah’ı zikrediyorum.
          Ama bir yüze bakıyorum, o yüzü sen benden ayıramazsın. O yüz beni yaktı, kavurdu.
          Onun için daha hareket olmaz, bakacağı olmaz.

          Onun için ben ne yapacağım, benim bakılacak bir yüzüm var, başkasının bakacağına
          bakmam.
          Onun için:
   526   527   528   529   530   531   532   533   534   535   536