Page 89 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 89
Teveccüh Sohbetleri 85
kılıyor, oruç tutuyor, ibadet yapıyor da mukarrebler bunu işlemiyor. Bu değil, ebrar
amelini sevap için işler ama mukarreb sevap için değil. Ameli işler, ama der ki:
—Yerine getiremedim, ben yapamadım, ben yerine getiremedim.
Sevabından kaçıyor, sevap istemiyor, bu demek oluyor.
Onun için zaten de hadisi şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki “Allah’ın fazlu
(yani bağışı) keremi, kişinin mertliği kişiyi cennete sokar, kişi ameli ile cennete
giremez.” 2
İşte demek ki bizim bu amelimiz için büyük olarak inandınız geldiniz. Allah bu amelin
feyzinden nurundan bereketinden sizi ihya-âbâd eylesin. İşte onun için burada bu amel
kalbi selim istiyor. Kalbi selim demek; kalbinizde olur, bu cemaatin içerisinde ağır
hastası olanlar vardır, borcu olanlar vardır. Daha başka çeşitli sıkıntıları olanlar vardır,
daha da başka alacağı vereceği olanlar vardır. Bunların hepsi bu cemaatte var şimdi.
Bunlar insanların kalbine gelecek, gelir.
Gam gelmez dememişler, Gam eylenmez demişler
İnsanların kalbine şuğul gelir. Peygamber Efendimiz cihadı ekber diye bize niye
buyuruyor. Cihadı ekber neymiş? Nefis mücadelesi, kalp cihadı, kalple cihat etmek.
Çünkü insanların kalbine iki şey geliyor, biri Hak’tan geliyor, biri Şeytan’dan. Cenabı
Hak öyle halk etmiş.
İnsanlarda mesela kalp birdir. Fakat kalbin sağ köşesinde ilham isminde bir melek var.
Görevli, sol köşesinde de vesvese isminde bir şeytan varmış, o da görevli. İkisi de
kalbe atıyor. Biri hayırları atıyor. Biri şerleri atıyor. Biri sevap işlemek için yani güzel
amel işlemek için veya iyi niyetli olmak için atıyor, gönlüne getiriyor. İnsanların kalbine
gelen işte o hayırları, diğeri de kötü niyetleri kötü şeyleri atıyor.
Cenabı Hak mademki bizi inananlardan halk etmiş, akıl da vermiş ise hayrı istemek
lazım. Bak, akıllı için deliler her şeyden muaf. Deliler hayırdan, şerden, günahtan,
sevaptan muaflar. Onların ne şerri var, ne hayrı var. Ne sevabı var, ne günahı var.
Bunun için aklı olanların mükellef olduktan sonra hayrı vardır; şerri vardır, günahı
vardır, sevabı vardır ve bunlar helali, haramı araması lazım.
İşte bu kalbî cihat için gönlüne atılan bir şeyi kitaba, sünnete tatbik etsin. Ölçü burada
kitap sünnettir. Eğer kitap kabul ediyorsa, kitaba ve sünnete uygun ise fiiliyata, icraata
getirecek. Eğer kitaba sünnete uygun değilse icraata getirmeyecek. İşte kalbî cihat
budur, bu da cihadı ekberdir. Şimdi burada da gelir gönlünüze, bu kalbî cihadınızı
yapın.
İfade ettiğimiz gibi âcizane, borçlular vardır, borçları gelir kalplerine; hastaları vardır,
hastaları gelir gönüllerine. Daha başka alacakları, verecekleri bunların hepsini
gönlünüze geleni atın tutmayın ki bunda bir istifadeniz olsun. Onun için burada
gelmesi mani değil, tutmak manidir.
2 Buhari Edep 69

