Page 113 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 113

Teveccüh Sohbetleri                                                    109

          Bu kelamı kibar, bunu ben söylemiyorum o söylüyor. Ama haktır, inanacağız.
          Evet, işte demek ki bizim bu amelimiz kalbi selim istiyor. Zaten  kelamı kibarda da
          geçer:
                 Eriş kalb-i selim içre huzura
          Bak! İnsanlar huzur isterler, huzurlu olmak isterler. Ama huzurlu kim olabilir? Kalbi
          selim olan.
          Madem ki bu dünyaya gelmişiz biz; bu dünya berzahtır, bu dünya süfli bir âlemdir. Bu
          dünyada mesela şer, fitne vardır değil mi? Cenabı Hak: “Ve emvaliküm ve evladiküm
          fitnetün.”  buyurmuyor mu? Bizim mallarımız da çok sevmiş olduğumuz, gözümüzün
                  6
          bebeği gibi canımızdan daha fazla sevdiğimiz, gözbebeği gibi titrediğimiz evlatlarımız
          da bizim için fitnedir. Çok sevdiğimiz mallarımız da bizim için fitnedir. Niye bunlar
          fitne olur?
                 Eğer âşık isen yara
                 Sakın aldanma ağyara

                 Düş İbrahim gibi nâra
                 O gülşende yanar olmaz
          Bak!  İbrahim Aleyhisselam oğlunun boğazına bıçak  koydu, kesmek için değil mi?
          İbrahim Aleyhisselam Allah için oğluna bıçağı koydu demek ki  Allah’ı ne  kadar
          seviyor. Bir tek oğlunu da çok seviyor. O da nasıl bir oğlan, nasıl bir oğul ki? Nur topu
          gibi, eşi görülmemiş. Ta ki Altıparmak ismindeki Evliyâullah’ın tefsiri vardır “Ruhu’l-
          Beyan” tefsiri, onda yazar İbrahim Aleyhisselam ve İsmail Aleyhisselam’ın hayatı.

          İbrahim Aleyhisselam mübarek, misafirsiz yemek yemezmiş, su içmezmiş. Misafir kaç
          gün gelmezse o gün yemiyor, içmiyor, oruç tutuyor. Üç gün üst üste misafir gelmemiş,
          orucunu açmamış. Üç günden sonra  misafir gelmiş, açmış orucunu, onunla  beraber
          yemiş içmiş. Gönlüne gelmiş ki:
          —Acep benim gibi daha var mı, olabilir mi benim gibi? Üç gündür oruç tutuyorum
          misafir gelmedi, diye.

          Cenabı Hak ona bildiriyor “Yâ İbrahim sahile, denize doğru git de hikmetlerimi gör.”
          Tabii Urfa’dan deniz bulmak için çöller geçecek. Sahile doğru gidiyor. Artık ne kadar
          gidiyorsa, çölün ortasında  bir âbide rast geliyor. Âbide rast gelince o âbide selam
          veriyor. Orada insan yok, kuş yok, su yok, yiyecek bir şey yok, hiçbir şey yok; çölün
          ortası.

          Selam verince âbid secdeye kapanıyor.
          —Rabbimin ihsanına  şükürler olsun,  bugün iftarımın günü bana Rabbim konuk
          gönderdi.




          6  Enfal 8:28
   108   109   110   111   112   113   114   115   116   117   118