Page 108 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 108
104 Gülden Bülbüllere
Onun için burada demek ki sizin muhabbetiniz sizde katre olan muhabbetler var ya
onlar meydana getiriyor, onlar konuşturuyor. Konuşan kim? Biz değiliz bizi
konuşturan var. Evet, amenna ve saddakna, yoksa ilmimiz yoktur, ifade ettik tahsilimiz
yoktur. Biz iki kelamı bir arada konuşamayız, itimat edin böyle.
Evet, onun için burada bizim teveccühümüz büyük ameldir. Bu teveccühü de
görmeyenler, bilmeyenler vardır. İşte hatme de teveccühün bir küçüğüdür. Niçin?
Teveccühte ne olursa hatmede de o olur. Yalnız hatmede esmalar var, teveccühte bu
esmalar yoktur. Yoksa silsile aynı okunur. Cemaat aynı toplanıyor. Rabıta aynı
yapılıyor. Aynı bunlar ancak işte bunun büyüklüğü, teveccühte daha çok büyüktür. Bir
de teveccühü herkes yapamıyor. Hatmeyi her muhitte, her memlekette okuyanlar var.
Ama teveccühü her yerde, herkes teveccühü yapamıyor. O da ayrı bir emirdir, emirsiz
olmaz bu. Teveccüh emirsiz olmaz.

