Page 109 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 109
Teveccüh Sohbetleri 105
“Teveccüh İhvanın Kalbinin Fırçasıdır”
1990, Çankırı
Bu amelin feyzinden, bereketinden Cenabı Hak sizi ihya-âbâd etsin. Allah’a şükür çok
şükür, bin şükür, nihayetsiz şükürler olsun bugünümüze, bu sıhhatimize, bu
nimetimize. Allah, Cenabı Hak bugünlerimizi aratmasın. Bu amelimizi sık sık yapmayı
nasip etsin. Amelimiz büyük amel, efendi kardeşler bizim amelimiz büyük ameldir.
Bak!
Teveccüh olunca her bir ihvana
Mürde kalplerimiz geliyor cana
Diyor ki ihvanlara: teveccüh olunca ölü kalpler dirilir.
Ölü kalp hangisi?
Allah’tan gafil olan, Allah’ı zikretmeyen kalp ölü.
Ama diri kalp hangisi?
Allah’ı unutmayan, Allah’ı zikreden kalp diri.
İşte bu teveccühte kalplere zikir tohumu ekilirmiş. Fakat zikir tohumunun ekilmesi
lazım. Tabii ki,
Kabiliyet bizde olmazsa meşayih neylesin
İster ise mürşidi olsun Muhammed Hazreti
Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed.
Kabiliyetse kap manasına, kap anlamına geliyor.
Kap ise kalbimiz. Ona, kalbimize konulan bir nimeti muhafaza edeceğiz.
Bu nimet ne? Bu kalbimize konulan nimet ne?
Muhabbet; Allah sevgisi, Resulullah sevgisi, Meşayih sevgisi. Bu bizim iyiliğimizden,
bildiğimizden değil.
“Sevilen sevdirmedikten sonra, seven sevemez.”
Nasıl ki Cenabı Hak “Ben hidayet etmediğime sen şefaat edemezsin.” buyuruyor. Bize
1
de Cenabı Hak hidayet etmiş; fakat bu hidayeti muhafaza etmek lazım.
1 Kasas 28:56

