Page 111 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 111

Teveccüh Sohbetleri                                                    107

          En azından teveccüh ihvanın kalbinin fırçasıdır. Tozlanmış bir  eşyanın ancak  fırça
          tozunu alır. En azından yine teveccüh ihvanın kalbinin kalayıdır. Bakır olan bir kap
          kararmışsa ona kalay gerekir. Kalaylanmazsa ne yapar?  İçine koyulan hepsini  bozar,
          yani acı eder, mülevves eder.
          Onun için Allah’a şükür bizim bu amelimiz böyle bir amel.
          Sonra teveccühte, insanlar manevi bir hastanede, manevi bir tedavi görüyor. Manevi
          tedavi denilince bizim ruhumuzun bir tedavisi var, kalbimizin bir tedavisi var.

          Peygamber Efendimiz’e,  Cenabı Hak “Elem  neşrah leke”  suresinde buyurur ki:
                                                              3
          “Habibim biz senin sadrını yardık, kalbini temizledik, göğsünü yardık, kalbini
          temizledik.” buyuruyor.
          Onun için ki Cenabı Hak on sekiz bin âlemin efendisini, on sekiz bin âleme rahmet
          edici olarak göndermiş. “Levlake levlak lema halaktul eflak.”  buyuruyor şanına. Yani
                                                              4
          bunun anlamı: Ey Habibim seni halk etmeseydim bu varlıkları halk etmeyecektim.
          Öyleyken, “Elem neşrah leke” suresi inzal oluyor, geliyor. Cenabı Hak ayeti kerimede
          buyuruyor ki: “Habibim biz senin sadrını yardık, kalbini temizledik.”
          Öyleyse bizim de sadrımızın yarılması gerekir, kalbimizin temizlenmesi gerekir.

          Kim yapar bunu? Meşayih yapar.
          Bu tabii zâhirde görünen bir şey değil. Ama inanmak lazım. Muhakkak ki işte bu gibi
          amellerde; teveccühte, hatmede bizim de ruhumuza bir muamele oluyor, ruhumuz
          muamele görüyor.

          Onun için yalnız, bu amel ne ister?
          Bu amel işte kalbi selim ister.

          Kalbi selim ne demek?
          Her  şeyi kalbinizden  atacaksınız. Her ne türlü sıkıntınız, borcunuz,  derdiniz,
          hastalığınız var; efendim  bir alacağınız, vereceğiniz ne varsa,  bunların hepsini
          gönlünüzden çıkarmanız lazım. Bu amel bunu istiyor. Bu olmazsa eğer bir şey istifade
          edemezsiniz. Onun için bak!
                 Yar daim sana nazar eyler

                 Seni gafil görse güzâr eyler
          Yârdan mana Allah’tır, yârdan mana  Resulullah’tır, yârdan mana meşayihimizdir.
          Amenna  şüphe yok ki Hazreti Resulullah Efendimiz mesela, bu  amel  onunsa, o  da
          buraya teşrif eder, gelir.





          3  İnşirah 94:1
          4  Keşfü’l-Hafa, c.2, s.164
   106   107   108   109   110   111   112   113   114   115   116