Page 158 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 158
154 Gülden Bülbüllere
İşi rast gitmez, borçlu düşer, hasta olur; işte şuradan, etraftan zahmet meşakkat, ona
bir çile iptila gelir.
Çünkü bak, öyle. Mübarek şeyh efendimizin sohbeti, buyurdu ki: bir müridin inanmış
teslim olmuş bir müridin; tarikatın bir teslimiyet diye bir şartı var ya bu şartı taşıyan bir
müride teslim olan bir müridin hizmetinde eksikliği olursa:
—Başı dururken, ayağına taş değmez.
Baş nerde, ayak nerde? Yerde yürüyen ayak, yerle temas eden ayak, ayağına taş değer.
İnsanın taş dokunsa ayağına dokunur, başına niye dokunsun, değsin. Yani çilesi
meşakkati olur. Niçin, nasıl ki bak! Kelamı kibarda:
Sen makamı kutsiden kurtarmağa geldin bizi
Çok cefalar çekmeyelim bend-i hüsran el- meded
Canım bizim şeriatimiz varsa, tarikatımız varsa, bu şeriat, tarikat lafla değil yahut sözle
de değil, özdedir.
Özünü yaşayacak insan, eğer yaşamazsa cezası vardır. Ama bak, insan o cezayı nasıl ki
Allah’ın farz kılmış olduğu namazda bile az bir eksikliği olsa çekiyor. Nasıl? Sehiv
secdesi yapıyor. Bu cezadır işte az bir noksanlık işlese, sehiv secdesi cezadır. Büyük bir
noksanlık işlediğimizde namazı kurtaramıyoruz. Namaz gidiyor, ufak tefek
noksanlıkları sehiv secdesi tamamlıyor. Onun için:
Yapma noksan, Çekme hüsran
diye bir kelam var. Noksanlığın olursa eğer, hüsranın olur. Ziyanın olur, zararın olur ki
bu da ameldedir. Maddi zarar değil.
Bu amelde de bizim eksikliğimiz olursa, amelde de bizim bir zararımız olacak. Bu
amelde eksikliğimizden dolayı zararımız olacak. Bu da nedir? İşte zâhirde, bize çile
verirler, hastalık verirler. Efendim fakirlik verirler, daha da başka zillet verirler, illet
verirler, gıllet verirler.
İptila insanlar için üçtür. Allah’tan gelen iptila üçtür; illet, gıllet, zillet.
İptila illetle gelir, gılletle gelir, zilletle gelir.
İllet: hastalık. Çeşitli çeşitli olan hastalıklar. İç hastalıkları, dış hastalıkları.
Gıllet: fakirlik.
Zilletse huzursuzluk.
Bu zamanımızda şimdi bunlar çok, illet çok. Gıllet çok denilir de gıllet yok aslında.
İnsanlar ehli kanaat, ehli sabır olsalar gıllet yoktur. Gıllet demek açlıklık, çıplaklıktır.
İnsan yiyecek bulamıyor, giyecek bulamıyor. Yiyecek bulamayan giyecek bulamayan
var mı böyle bir kimse? Yoktur. Niçin devlet sakatlara bile maaş veriyor. Onun maaşı
açlığını, çıplaklığını gideriyor. Allah’a şükür bu zamanımızda insanlar varlık içinde çok
zenginlik, çok sefahat var. Bir insan ne kadar fakir olsa, kulu kula Allah sebep halk
ediyor, halk etmiştir. O fakirin akrabası da yoksa hemşehrisi olur, komşusu olur, yakını
olur, onu bir seven olur. Onu bir kayıran düşünen olur. O da onun ihtiyacını giderir.
Çok bunlar görülüyor, bak. Bir zenginin mesela kullanılmış eşyalarından beş tane fakir

