Page 227 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 227

Teveccüh Sohbetleri                                                    223

          Dabağa girdi, dabakhaneden  çıktı pisliği gitti, temizlendi; sertliği gitti, yumuşadı;
          çirkinliği gitti, güzelleşti. Deriyi ceket ettin sırtına giyiniyorsun, bak! Evet, elbise etmiş
          giyiniyorsun.
          Evet, bu da ancak bizde  anasırı zıddiyet var. Bu anasırı zıddiyet de Evliyâullah’ın
          fabrikasına girecek ki orada dıbak görsün de bu anasırı zıddiyetler değişsin.
          Anasırı zıddiyet değişmezse bir insan affedersiniz sert deri gibidir, pis deri gibidir, sert
          çirkin bir deri gibidir.
          Nasıl ki anasırı zıddiyeti değişirse o zaman sertliği de gider, pisliği de gider, çirkinliği de
          gider; güzelleşir.
          O zaman kâmil insan olur.
          İşte Cenabı  Hak “Legad haleknel insane fi ahseni  takvim.”  buyuruyor. O zaman
          Allah’ın buyurmuş olduğu kıymetli insan olur, Allah’ın buyurmuş olduğu büyük insan
          olur, Allah’ın buyurmuş olduğu güzel bir insan olur.
          Bu da işte tarikatsız olmaz, bu da bir insan hakikate geçmezse olmaz.

          Allah’a şükür, işte bugün yapacağımız amel bizim tarikatımızın amelleridir. Bu amelde
          bunlar olabilir, olmaz değil.

          Bu amelde en azından senin yaramaz  ahlaklarından, o kötü sıfatlarından, ahlakı
          zemimeler var ya bunların hangisi sana daha çok zarar veriyorsa onu senden alacaklar,
          bu amelde alınacak, buna inanın.
          Ama inanacaksınız, inanana... Bilene, görene köre ne?
          Bilmiyor, göremiyor. Burada biz de kör olmayalım; bilici olalım, görücü olalım. Ama
          burada nasıl bilici, görücü olacağız?
          Bildik ki Allah, tarikat hak.
          Görücü ise, tarikatın büyük ameli olaraktan geldik işte işliyoruz, işleyeceğiz. Bakın!

                 Teveccüh olunca her bir ihvâna
                 Mürde kalblerimiz gelirler câna
          Mürde kalp hangisi? Mürde kalp ölü kalptir.

          Ölü kalp hangisi? Allah’ı unutmuş, bu kalp ölüdür.
          Diri kalp hangisi? Allah’ı unutmayan kalp. Nerede oluyormuş?
                 Teveccüh olunca her bir ihvâna

                 Mürde kalblerimiz gelirler câna
          Demek ki burada bu teveccühte, bu amelde ne oluyor?
          Ölü kalplerimiz dirilir. Burada kalbe zikir tohumu ekilirmiş, zikir tohumu.
          Ama kalbi tohuma hazır edeceğiz, tohuma hazırlayacağız. Kalbin bir tarla olduğunu
          düşünelim. Bir tarlaya tohum ekilmezden evvel o tohuma o tarla hazırlanıyor. Tarla
   222   223   224   225   226   227   228   229   230   231   232