Page 228 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 228

224                                                          Gülden Bülbüllere

          tohuma hazırlansın ki ekilsin. Tohuma  hazırlanmazsa oraya  tohum ekilmez, ekilen
          tohumu da orası bitirmez. Bitirir mi? Bitirmez ve zaten erbabı ekmez de.

          —Ben bu tohumu buraya ekip de zayi etmem, der.
          Ekse de mesela bitmez. Öyleyse o tarla tohuma hazır olacak.
          Tarladan  mana bizim kalbimiz, o tohumdan mana da senin kalbine tecellî edecek,
          gelecek Allah’ın nuru.
          O kalbi temizleyeceksin ki o gelsin, o girsin.
          Cenabı Hak Kur’anı Kerim’de buyuruyor ki: “İrci’î ila rabbiki radiyeten merdiyyeh.” .
                                                                                 20
          Bir de: “Fedhûlî fî i’badî, vedhulî cennetî.”  buyuruyor. Cenabı Hak burada ne diyor?
                                              21
          Bak, burada cennete davet ediyor. Ama kimi?
          “Ben bir kulumun kalbine  günde yetmiş defa nazar ederim.” buyuruyor.  Bu yetmiş
          nazarı cezbeden cennetle tebşir edilmiştir.

          Bakın, şimdi sahabeden 10 kişi cennetle tebşir edilmiş, 10 kişiye cennetliksin denilmiş.
          Allah bunu aşikâr habibine bildiriyor. Habibi peygamberi bunu tebşir ediyor.
          Ama bu ayette biz de tebşir olmuşuz yahu. “İrci’î ilâ rabbiki râdiyeten merdiyyeh.”
          Ama kim bunlar? “Ben  bir kulumun  kalbine günde yetmiş defa nazar ederim.”
          buyuruyor. Eğer bu yetmiş nazarı cezbettiysen sen de cennetle tebşir oldun, seni Allah
          cennete davet ediyor.
          Ama kim bu yetmiş nazarı cezbeder? Bu yetmiş nazarın saatleri dakikaları belli değil ki
          onları bekleyelim, bu saatler belirsizdir.  Eğer sen 24  saati  hiç gaflette geçirmezsen
          yetmiş nazarı cezbettin, 24 saati hiç gaflette geçirmeyeceksin. Onlar içindir yoksa
          gafletle geçirirsen eğer…
          Mesela şimdi bu neye benzer? Şimdi senin bir binan var. Hiçbir tarafta delik, pencere
          yok. Bu bina  ışığını nereden alacak? Karanlıkta  ışığını alamaz.  Bir pencere  açtınsa
          oradan bir ışık gelir. İki tane açtınsa ikisinden gelir, üç tane açtınsa üçünden gelir, dört
          tane, beş tane, kaç tane açarsan ondan ışık alır. Hiç pencere yoksa hiç ışık alamaz. Bu
          açılan pencereler daima güneş sabahtan doğup da akşama kadar açık kalacak ki güneş
          ışığını kesmesin. Pencereye perdeyi çektin kapattınsa yine güneş içeri vurmaz, o ışık
          içeri geçmez.
          Bu güneşten mana Allah’ın nurudur.
          O binadan mana senin kalbindir.
          O pencereden mana zikirdir. Eğer sen Allah’ı unuttunsa senin kalbin karanlıkta, gün
          ışığını alamıyor, alamaz.
          Onun için burada işte Allah unutulmaması için Allah bir ismi ile zikredilecek,  Onun
          için tarikatların değişmesi de budur. Her tarikatın zikri değişir ki Allah 1001 ismi ile
          zikredilir. Evet, muhakkak ki Allah’ı bir ismi ile zikredeceksin ki onu unutmayasın.


          20  Fecr 89:28
          21  Fecr 89:29,30
   223   224   225   226   227   228   229   230   231   232   233