Page 300 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 300

298                                                          Gülden Bülbüllere

          Hâlbuki Lût kavmini felaket ile alt üst edeceği zaman Cenabı Hak Hazreti Lût’a “Sen
          kavminden sana inananları al beriye  çık, onları topraklara atacağım.” dedi. O da
          çıkmıştır.
          Sâlih Peygamber’e  “Sen sana inananlarla onlardan ayrıl,  şuradan çık. Bunları ben
          rüzgârla, sesle kıracağım” demiştir. Bunlar olmuştur.
          Nuh Aleyhisselam’a “Sana inananları gemiye al, öbürlerini suda boğacağım.”
          buyuruyor. Bunlar var, fakat Yunus Aleyhisselam’a ne hikmetse, denmemiş. Bunlar da
          cilve-yi rabbanî, bilemeyiz.

          Yunus Aleyhisselam’a “Ateş yağdıracağım senin kavmine söyle ya Yunus onlara, söyle
          bir haftaya kadar  inansınlar; inanmazlarsa ateş yağdıracağım.” Çünkü  Yunus
          Aleyhisselam bunlara tekrar tekrar Allah’ın, Cenabı Hakk’ın emirlerini söylediği zaman
          onu tenkit ediyorlar. İtiyorlar, dürtüyorlar, azarlıyorlar.
          —Sen git bize karışma, diyorlar.

          Neticede Cenabı Hak, “Ya Yunus onlara söyle bir hafta müddet. Bir haftaya kadar
          inandılar inandılar; inanmazlarsa onlara ateş yağdıracağım.” buyuruyor.
          Bunu da onlara söyleyince bunlar yine ne yaptılar? Yine onu tenkit ettiler.

          —Sen deli olmuşsun, hiç gökten ateş yağar mı? Gökten yağmur yağar, dediler.
          Fakat ateş bulutları yani  afat bulutları göründü. Öyle kırmızı bulutlar göründü ki
          zemine doğru, aşağı bulutlar  asılıyorlar. Ateş dökülecek, göründü. Bunlar ateşin
          döküleceğini gördüler.
          Yunus Aleyhisselam, kendisi de yanmasın diye, o ateş dökülecek bölgeden kaçıyor. O
          bölge Ninova’dır, Musul’a yakındır, hemen Musul’a şimdi karışmış durumda. Oradan
          kaçıyor, ayrılıyor, çıkıyor.
          Emirsiz çıktığı için… Ama o çıktıktan sonra bunlar iyice ateşi, afatı gördükten sonra
          Yunus Aleyhisselam’ı arıyorlar ki bulsunlar;
          —Ya Yunus inandık biz senin rabbine, sen rabbinden dile bizi yakmasın, diyecekler.
          Yunus Aleyhisselam’ı bulamıyorlar. Bulamayınca da ne yapıyorlar bunlar?
          İçlerinde idrak sahipleri akıllılar varmış.

          —Yunus’u bulamadık ama Yunus’un rabbısına inanalım.  Bu afat onun  rabbısından
          geliyor, ona inanalım, yalvaralım, ağlayalım, sızlayalım; bizi yakmasın, üzerimize ateş
          yağdırmasın, diyorlar.
          Ne yapıyorlar, efendiler!
          Hayvanları bütün körpelerinden ayırıyorlar. Mesela kuzuları koyunlarından, buzağıları
          sığırlardan daha  hep  ne  kadar hayvan varsa ayırıyorlar. O  körpeler bağırıyor,
          hayvanların anneleri bağırıyor ve çocukları da annelerinden ayırıyorlar. Çocuklar da süt
          emen, meme emen çocuklar; meme istiyor annesi yok, onlar da ağlıyor. Halk birbirine
          sarılıp ağlıyor. Allah’a yalvarıyorlar, ateş dökülecek.
   295   296   297   298   299   300   301   302   303   304   305