Page 303 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 303
Teveccüh Sohbetleri 301
Kâmil de yetişip noksansız kalan. Kâmil kendisi yetişemiyor onu bir yetiştiren var,
yetiştiren olacak.
Onun için burada evet, tarikatın esrarları, nimetleri bunlardır efendiler.
Allah’a şükür bizim tarikatımız, bütün tarikatların üstünüdür, hepsinden daha da
kıymetlidir, hepsinden daha da kolaydır. Tatbikatı kolaydır, nimeti büyüktür, kârı
büyüktür. Hiçbir tarikatta bizim tarikatımızın zikri kadar kolay zikir yoktur. Ama hiçbir
tarikatta bizim tarikatımızın zikri kadar kıymeti de yoktur.
De ki onlar bilmiyorlar mı bunu? Bilemezler canım, bu kudret meselesidir. Niye?
Muhammed Şemseddin-i Rûcî Hazretleri var, Reşahat’ta geçer, sağlam bir kitaptır.
Bütün delilleri ayetlerle, hadislerle açıklanmış. Yani velîlerde olan bütün maceraları,
olan sıfatları, tecellî eden halleri, yaşantıları, görüntüleri hep orada ayetle, hadisle ispat
edilmiştir.
Muhammed Şemseddin-i Rûcî Hazretleri o da çok büyük bir âlimmiş. Genç yaşta iken
onun da gönlüne bir tarikat sevdası düşmüş.
—Tasavvufsuz olmaz, ben de bir tasavvuf âlimi bulacağım, tasavvuf ilmine
çalışacağım, demiş.
Bu aramış, çok aramış, çok meşayihlere gitmiş.
Ama Yunus Emre buyuruyor:
Niceleri gittiler mürşit arayı
Arayanlar buldu derde devayı
Bin kez okur isen aktan karayı
Bir kâmil mürşide varmasan olmaz
Öyle efendiler, bin sene medrese ilmini okusa yine bir mürşide ihtiyacı vardır.
Mevlânâ’nın Şems’e ne ihtiyacı vardı o kadar ilmiyle beraber?
Şems yüz sene okusaydı Mevlânâ gibi bir âlim olamazdı. Çünkü Mevlânâ dünya
yüzünde tek bir âlim; tek, ikincisi yok. Demek ki Mevlânâ Şemsi yüz sene okutsaydı,
okuturdu. Yüz sene okutsaydı yine kendi gibi bir âlim edemezdi. Bu zâhirde, satır
ilminde böyle.
Ama Mevlânâ’nın satırda okumadığı bir ilmi, onun kalbinde Şems doğdurdu değil mi?
Onun kalbinde o ilmi Şems doğdurdu.
Evet, onun için işte Muhammed Şemseddin-i Rûcî Hazretleri çok büyük bir âlimmiş.
Bütün meşayihleri gezermiş, mürşit arıyor. Kaşgar vilayetine gelmiş. Sadeddin-i
Kaşgarî Hazretleri de evlad-ı Resul’den ve otuz iki tane halife çıkartmış, irşat etmiş.
Onun kadar çok irşat eden icazet veren olmamış, otuz iki tane halife yetiştirmiş.
Muhammed Şemseddin-i Rûcî Hazretleri o otuz iki tanenin içerisindeymiş. O da çok
âlim ama gelmeden evvel, bulmadan evvel meşayih arıyor. Kaşgar vilayetine gelmiş
meşayih sormuş burada.

