Page 305 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 305

Teveccüh Sohbetleri                                                    303

          —Yâ rabbî, külli şeyin kadirsin (sen her şeye kadirsin), her şey sana ayandır. Yâ rabbî,
          onlar da seni zikrediyorlar ses vardı, hareket vardı. Bunlar da seni zikrediyorlar ama
          bunlarda ne ses var, ne hareket var. Bunun hikmeti nedir?
          Bunu böyle düşünürken onların hatm-i hacesi bitiyor, şeyh efendi bakıyor ki bir genç
          mescidin kapısında onları seyrediyor. Buna doğru:
          —İleri gel, diyor.
          Bakışıyla onun gönlündekini okuyor. O da ilerliyor,  ilerleyince  onun gönlündekini
          okuyor ve diyor ki:
                 Şüphesiz nâdân u abdal kârıdır
                 Zikirde beyhude feryat eylemek

                 “Nahnü ekrabü” sırrını fehmetmeyip
                 Hazırı gâip gibi yâd eylemek
          Şüphe yok ki bilemeyenlerin kârıdır...

          İnsanlar maddiyatta da kâr yaparlar değil mi? Ama bu kâr yapanların hepsi müsavi mi?
          Yok. Mesela ince işler yapanlar var, ticaretlerinde daha da sırlı becerikli olanlar var
          değil mi? Gözü açık olan herkes onu yapar, herkes bilir ama... Onun için burada öyle
          buyuruyor:

                 Şüphesiz nadan u abdal kârıdır
          Yani bilmeyenler, nâdân  demek, bilmeyenler;  abdal da  yani  anlayamayanlar. Yalnız
          abdalın iki manası var. Abdallık yüksek bir  makamdır aslında. Bir abdallık var ki
          tamamen Hak için, Allah için her şeyinden geçer, bitirir.
                 Olmuşuz abdâl-ı Hak dîvâne sanma bizleri

          Diye bir kelam vardır.
          Bu abdal deyince tarikatta da abdallık yüksek bir makamdır. Onun için diyor ki:
                 Şüphesiz nâdân u abdal kârıdır

                 Zikirde beyhude feryat eylemek
                 “Nahnü ekrabü” sırrını fehmetmeyip
                 Hazırı gâip gibi yâd eylemek
          Beyitle diyor ki:

          —Niye bu kadar şüpheye düştün, düşünceye düştün, merak ediyorsun? Şüphe yok ki o
          bilemeyenlerin kârı zikirde  bağırmak veya sesle hareketle zikretmek. Bunlar
          bilemiyorlar, anlayamıyorlar.
   300   301   302   303   304   305   306   307   308   309   310