Page 301 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 301

Teveccüh Sohbetleri                                                    299

          O bulut koyup çekip gidiyor daha dökülmüyor, yanmıyorlar. Yunus Aleyhisselam da
          yok, çekti gitti.

          Yunus Aleyhisselam denize gidiyor. Vapura binip giderken, vapurda sadece Yunus
          Aleyhisselam  yok, dolu insanlar var.  Bir balık geliyor vapurla çarpışıyor. Önünden
          vuruyor arkaya, arkadan vuruyor öne; sağdan vuruyor sola, yatırıyor, soldan vuruyor
          sağa yatırıyor. Arkadan böyle yatırıyor kaldırıyor. Ama  bir daha  vursa buna takla
          attıracak, ters döndürüp boğulacaklar.
          Gemi halkı demişler ki:

          —Bu açtır biz buna yemek verelim.
          Neler varsa yiyecekleri ekmek, et işte nerede ne varsa döküyorlar denize ki, hiçbirine
          balık bakmıyor. Gemiyle çarpışıyor.

          Diyorlar ki:
          —Bu bizden bir adam istiyor. Hepimiz boğulmaktansa bir tanemiz gidelim de diğerleri
          kurtulsun. Kim gider denize? Diyorlar ki:

          —Kura atalım, kura çekelim kime düşerse. Hepimiz mi gideceğiz, bir tanemiz gitsin
          de...

          Bu düşünce içerisinde kurayı daha çekmeden Yunus Aleyhisselam diyor ki:
          —Beni atın da siz kurtulun.
          Onu da çok nurlu gördükleri için bakıyorlar ki:
          —Yok, sen iyi bir kimsesin, seni atmayız, diyorlar.

          —Yok, bu geminin halkı hep suya dökülse o beni istiyor, diyor.
          Biliyor, “O beni istiyor”.
          —O beni almadan bu gemiyi bırakmaz, diyor

          Atıyor suya kendini. Balık yutuyor bunu. Balık yutup gidiyor, geminin halkı kurtuluyor,
          gemi çekip gidiyor.

          Ama şimdi bu ne yaptı? İşte orada düşünüyor. Bu zikrin manası büyük, “Lâ ilâhe illâ
          ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn.” ve “Yâ rabbî insanlar, cinler, melekler de
          dâhil hep güçlerini sarf etseler ki  beni buradan kurtaramazlar. Ama sen  beni
          korursun.” diyor. Cenabı Hak da onu koruyor. Balığın midesinde 40 gün yaşıyor.
          Ama Cenabı Hak balığa emrediyor, “Ey balık benim Yunus kulum senin  midende,
          sakın bir şey yeme, onun yerini daraltma.” diyor. Orada 40 gün zikrediyor. Bu zikre
          devam edince bakıyor balığın gövdesi, dağ gibi kara bulut gibi gövdesi, cam oldu, billur
          oldu. Deryayı seyrediyor bu sefer.
          İşte efendiler bizim ruhumuzu da, Nefs-i emmaremiz böyle bir balık yutmuş gibidir.

          Onu cam etmek lazım, onu silmek lazım. Onu silmek lazım ki o ruh orada sıkılmasın,
          kurtulsun, o sıkıntıdan kurtulsun.

          Buna ne lazım?
   296   297   298   299   300   301   302   303   304   305   306