Page 34 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 34

30                                                           Gülden Bülbüllere

          Aynel yakîn  bilenler de abidler, ilmi ile amel  etmiş, çok ibadet etmiş Allah'a
          yaklaşmışlar.  Çünkü o da  Allah'ın emridir. “Kulum bana  nafile ibadetle  yaklaşır.”
                                                                                  16
          buyuruyor.
          Hakkel yakîn bilenler de mürşidi olanlar.

          Mürşidi olmayanlar Allah'ı hakkel yakîn bilemezler.

          Niçin? Varlığı, onu perdeler. Ne kadar bilse de ne kadar ibadetle yaklaşsa da perde var,
          perdeyi kaldıramaz, perdeler var.

          Ne bu perde? Varlığıdır, kendi varlığıdır, kendi sa’yıdır. Sa’yının, varlığını kaldıramaz ki
          perdeyi kaldırsın.

          Perdeyi kaldıran o varlığından onu kurtaran kim oluyor? Meşayih oluyor.
          Sâlih Baba'nın divanından bu anlaşılıyor. Bakın!
                 Pîr-i Sâmî himmetleri boldurur

                 Bir gün olur bu Sâlih'i de güldürür
                 Tekbir alır cenazemi kıldırır
                 Şeyhim şeyhim sultanım şeyhim

                 Sensin dertlerimin dermanı şeyhim
          Burada “Tekbir alır cenazemi kıldırır.” demek, müridini musalla taşına koymuş,
          cenazesini kıldırmış veyahut da kendi kıldırır değil, hayır efendim bu böyle değil. Başka
          bir kelamı bunun karşısına getirince, zaten anlaşılmayan bir kelamın karşısına başka bir
          kelam getirince o zaman çözülüyor, anlaşılıyor. Evet, nasıl cenazesini kıldırıyormuş?

                 Hazret-i Pîrin yedinden mest edelden Sâlihâ
                 “Mûtu kable en temûtû” ile tebşîr olmuşuz

          Bir meşayihin elinden bir mürit tutuyorsa o, “Mûtû kable en temûtû”  emri ile tebşir
                                                                     17
          oluyor, müjdeleniyor.
          “Mûtû kable  en  temûtû” ne demek?  Cenabı Hakk'ın  emri: “Ölmeden evvel ölün.”
          Bize, insanlara, kullarına bir emri var. “Ölmeden evvel ölün.” diyor.

          Bu nedir, ölmeden evvel ölmek? Varlığından, benliğinden kurtulmaktır.
          Kim kurtarır benliğinden? Meşayih.

          Bir insanın kendi ilmi, kendi ameli, kendi say'ı onun perdesidir, onun varlığıdır.
          Öyle olmasaydı, Mevlânâ, kendi kendine irşat olsaydı. Niye Şems geldi onu irşat etti?
          Ama nasıl irşat etti biliyor musunuz? Tabii kitaplarda yazılı, hatta filmleri de  var,



          16  Buhari Rikak 38
          17  Ömer Dağıstani Fetvalar S.149
   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39