Page 358 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 358
356 Gülden Bülbüllere
Yar daim sana nazar eyler
Seni gafil görürse güzâr eyler
Bunun, kelamı kibarın bir anlamı da şudur; Cenabı Hak buyuruyor ki: “Ben kulumun
kalbine günde yetmiş defa nazar ederim. Bu yetmiş nazarımı kim cezbederse cennetim
helaldir; gelsin, girsin cennetime.”
Ama bu yetmiş nazarın saati dakikası belli değil ki bilmiyoruz ki. Öyleyse bu
bilinmiyorsa insan ayık olacak ki bu nazarları cezbetsin. Yirmi dört saat hep ayık olacak
ki yetmiş nazarı cezbedebilsin. Yani yirmi dört saat Allah'ı hiç unutmayacak ki bunları
cezbedebilsin.
Fakat burada belli bir saat var, bir mekân var. Burada muhakkak ve muhakkak bu
teveccühte Cenabı Hakk'ın nurları tecellî edecek.
Esma nuru tecellî eder, sıfat nuru tecellî eder, zât nuru tecellî eder. Bu da buradaki
müritlerin ruhları hangi nurla idare ediliyorsa ona bağlıdır.
Esma nuruyla idare ediliyorsa esma nuru tecellî eder, onu cezbeder. Ruhun
cezbetmesi, yani çekmesidir.
Rabıta müridi, tefekkür müridi, huzur müridi deniliyor ya.
Rabıta müridi, esma nurunu tecellî eder.
Tefekkür müridi, sıfat nurunu tecellî eder.
Huzur müridiyse zât nurunu çeker.
Bunlar değişiyor ama üçü de Allah'ın nuru.
Bir nur var ki burayı ihâta etmiş. Üç yüz mumluk bir lamba, burayı ihâta etmiş. Ama
daha büyük bir yere bu nur kâfi gelmiyor. Ama bu nur kendi sınırını muhafaza ediyor,
kaybetmiyor. Daha büyük yere yetmiyorsa o zaman sıfat nuru biraz daha büyük oluyor.
Bu nurların, esma nuruyla sıfat nurunun, içindeysen sen o zaman daha büyük bir
nurun içinde oluyorsun.
Misal; sen Karadeniz'e girdin orada boğuldun veya orada gark oldun, Karadeniz'in
büyüklüğünü bilemiyorsun. Ama Karadeniz’le beraber Akdeniz'in içine girdinse yine
Karadeniz’in büyüklüğünü bilemiyorsun. Akdeniz'in içindesin ama Karadeniz’le
beraber Akdeniz'in içindesin. Akdeniz okyanusa akacak olursa Akdeniz de okyanusun
içindedir.
İşte Allah'ın üç nuru böyle, farkları budur, haşa başka şey olmaz.
Esma nuru, isimlerinin nuru,
Sıfat nuru, sıfatlarının nuru,
Zât nuru da zâtının nurudur.
Sıfatları ise zâtının âsârı, esmalarıysa sıfatlarının âsârıdır.
Esmalar burada deyince sadece Cenabı Hakk'ın bin bir ismi değildir. Bu mükevvenâtta,
bütün halkiyattakiler isim taşıyor. İsimler var cisimler var.

