Page 359 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 359

Teveccüh Sohbetleri                                                    357

          Evet, Allah'ın esma nuru, isimlerden tecellî eder.
          Sıfat nuru, cisimlerden tecellî eder.
          Sonra zât nuruysa Cenabı Hakk'ın isimsiz cisimsiz tecellî eder.

          Bunlar böyledir.
          Yalnız burada işte  bu amelde başlangıçtan sonuna kadar  kalbinizi muhafaza
          edeceksiniz, gözünüzü muhafaza edeceksiniz. Bu amel bunu istiyor. Bir de kalb-i selim
          olmanızı isteyecek.
          Diyeceksiniz ki  canım kalb-i selim nereden olalım? Geliyor kalbimize atıyoruz yine
          geliyor.
          Olsun onu (geleni) atmak kalb-i selim demektir. Çünkü burada cihat yapacaksınız.

          Kalbinizi bir şeyle meşgul etmeyin. Yani kalbinizde bir şeyi tutarsanız ne olur? O kalp
          meşgul olmuştur.
          Pis bir şey, affedersiniz, bir yerde durursa oraya daha çok tesir eder, pis eder. Ama o
          şey düşer düşmez oradan hemen alınırsa tesir etmez.
          Veyahut da burada bir su var, cârî, akan nehir var. Bakın memleketinizde Bayburt'ta
          bir Çoruh Nehri var. Bu şehirde hiç pislik olur mu? Olmaz. Bütün sokak zibillerini, ev
          zibillerini Çoruh'a dökseler Çoruh'u kirletemezler, alıp götürüyor. Onda bir güç var.
          Yine tertemiz götürüyor.
          Ama bir göl suyunu düşündüğümüz zaman ona atılan kalır, kalınca orayı kirletir pis
          eder.
          İşte burada da cihat yapan kalp, cârî bir nehirdir, kirlenmez.
          Cihat yapmayan kalp kirlenir, mülevves olur.

          Burada cihadınızı yapacaksınız. Geleni atın, geleni atın. Mesela bir geldi attınız. Atınca
          bu sefer  neyle attınız  Allah'a yalvarmakla sığınmakla, Allah'ı zikretmekle, rabıtayla
          bunu attınız.
   354   355   356   357   358   359   360   361   362   363   364