Page 355 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 355

Teveccüh Sohbetleri                                                    353

          Bir de var ki; insan, yiyor,  içiyor ama gafil  yiyor, içiyor. Onun için  de o, gafil yiyip
          içmek de onun için noksanlıktır. O da kusurdur, küçük günahtır.

          Niçin? Cenabı Hak: “Ve  gıyamen ve  guuden ve  ala cunubihim”  “Beni  ayakta
                                                                     14
          zikredin, yatarken zikredin, yerken içerken  beni zikredin, gezerken beni zikredin.”
          buyuruyor. Yapabiliyor muyuz bunu? Yapamıyoruz.
          Ancak nefs-i mutmainneye dâhil olursak işte Allah'ı hiç unutmayız. Hiç unutmazsak
          işte biz insanlardan seçildik. İnsan velî sınıfına geçiyor.
          Ama daha velîliğin birinci basamağıdır bu, velîliğin en küçük rütbesidir. Velîlerde de
          rütbe var, velîlerde de makam var, dereceler var.
          Tebliğ memuru var, irşat memuru var.
          Ondan sonra gavs var, kutup var.
          Velîlerden, burada nefs-i  mutmainnede kalan var;  esma nurunda  yanan var,  Raziye
          Marziye makamında kalan var. Sıfat nurundan içeri geçemiyor, daha ileri gidemiyor.
          Safiye makamına ulaşıyorsa ne oluyor? Allah'ın zât nuruna geçiyor.
          Bunlar da vardır. İşte onun için burada:

                 Çok ihsân var bu ihsândan içeru
          Buyurmuş.
          Ama çok ihsan nedir? Bu çok ihsan hangi ihsanın içerisinde?

          Allah bizi Müslüman halk etmiş, inananlardan halk etmiş onun içerisinde. Ama onun
          içerisindeki ihsanlara giderse bu ihsanlar onun küçüğü, ondan daha büyükleri vardır.
          İleri gittikçe büyükleri var, daha kıymetlileri var. Ama bunun içerisinde:
                 Bir noktada pinhân imiş
                 Gör neyledi bu aşk bana

          Sonra:

                 Cihân bir noktada pinhân değil mi
                 Anı fehm eyleyen irfân değil mi

          Bir nokta ise; burada Allah'ın varlığıdır, Allah'ın birliğidir, hepsi onda gizli, hepsi orada
          birleşmiştir.

          O noktalar senin kalbindedir. Ne zaman ki o noktayı okudunsa işte tamam her şeyin
          hakikatine malik oluyorsun. Her şey sende mevcut, her şeyin hakikati, büyüğü sende
          mevcuttur. Sen büyük oldun, câmi’  oldun her şeyi aldın içine. Niçin? Zâhirdeki anlamı
          oluyor ki:

                 Bir yerdesin her yerdesin

          14  Al-i İmran  3:191
   350   351   352   353   354   355   356   357   358   359   360