Page 361 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 361

360                                                          Gülden Bülbüllere

          olacak. Rabbimizin, Allah’ın gadabı öyle tecellî edecek ki onların üzerinde  de havf
          olacak. Onların üzerinde  de gadap, havf, korku vardır. Onları havften, korkudan
          Peygamber Efendimiz kurtaracaktır. Bunu kelamda ifade ediyor ki bütün peygamberler
          de Peygamber Efendimiz’e ümmet olmayı Cenabı Hak’tan dilemişler. Onlara da şefaati
          haktır. O şefaat etmedikten sonra hiçbir peygamber kendi şefaat yetkisini alamayacak.
          Peygamberimiz en evvel onlara şefaat edecek, yani onlara bir yetki alacak, onlara bir
          hüviyet verecek. Onların üzerinde  olan  havfi, korkuyu, baskıyı kaldıracak. Ki bunu
          ifade ediyor:
                 Cemî-i enbiya cümle sana hep ümmet oldular
                 Hüviyet babının miftahı sensin ya Resûlallah
          O günde, hüviyet kapısının anahtarı sendedir. Açacaksın, onlara da hüviyet, hürriyet
          vereceksin, diyor.
          Evet, demek ki Cenabı Hak bütün mükevvenâtı onun için halk etmiş ve mükevvenâtta
          tabii insanı kıymetli halk etmiş. İnsanların da en kıymetlisi odur. Niçin?

          Cenabı Hak buyuruyor  ki: “Habibim seni halk  etmeseydim  mükevvenâtı halk
          etmeyecektim, Levlâke levlâk lemâ  halaktul  eflâk.” 3 . Cenabı Hak  Peygamber
          Efendimiz’in şanına böyle buyuruyor.
          Evet, işte böyle bir Peygamberin ümmetiyiz. Burada da  şanslıyız, Allah bizi  seçmiş.
          Sair peygamberlerin ümmetlerinden bizi seçmiş, Peygamber Efendimiz’in ümmeti
          etmiş.
          Evet,  onu ahir zamana  bırakmış, son zamana bırakmış.  Ama her nimetin tadı
          dibindedir, sonundadır. Yağlı yemeğin yağı iniyor dibine, tatlı olunca tadı iner dibine ki
          Peygamber Efendimiz son peygamberdir. Ama her peygamberden Allah indinde daha
          çok kıymetli, daha çok sevgilidir. O Peygamber Efendimiz’e Cenabı Hak bizi ümmet
          etmiş.
          Dünyada bizim vaktimizi, ömrümüzü az etmiş ama Cenabı Hak bize çok büyük
          nimetler vermiş. Az ömür içerisinde çok kutsal günler halk etmiş, kutsal makamlar bize
          ihsan etmiş.
          Bu kutsal günleri bilelim, kutsal makamları bilelim ve bunlara kıymet verelim, bunlara
          tazim edelim. Bunları değerlendirelim  ki o kutsal günlerin  nurundan, feyzinden,
          bereketinden istifade edelim. O günlerde Allah’ın rahmeti çok tecellî ediyor, bunlardan
          faydalanalım. Bizim teveccühümüz de büyük bir ameldir. Bugün bizim için kutsal bir
          gündür. Niye kutsal gündür?
                 Teveccühe gelin ihvan
                 Kuruldu halka-i Rahman
                 Açıldı ravza-i Rıdvan

                 Bu meydan-ı muhabbettir
                 Bu bir ıyd-ı meserrettir


          3  Keşfü’l-Hafa, c.2, s.164
   356   357   358   359   360   361   362   363   364   365   366