Page 388 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 388

Teveccüh Sohbetleri                                                    387

          Evet, işte burada efendiler teveccühümüzün başlangıcında “Estağfurullah” nida olunca
          25 istiğfar okuyun. Başka bir  şey okumazsınız. Gözünüzle, kalbinizi muhafaza
          edeceksiniz. Gözünüzü  açmayacaksınız. Cezbelilere bakmayacaksınız. Ağlayana bu
          kimdir? Demeyeceksiniz.  Bu bağıran kimdir? Demeyeceksiniz. Sağınıza, solunuza,
          önünüze bakmayacaksınız veya bir çırpınma olur kimdir? Bakmayacaksınız. Bunlar
          yasaktır!

          Ve rabıta karşınızda, altın koltuk üzerinde kamçı elinde Allah’ı unutuyorsan, Allah’tan
          başka bir şey gönlüne geldiği zaman tepeden aşağı vuruyor, unutma diyor.

          Allah kalbimizde. Bunu ta ki teveccühün  sonuna kadar muhafaza  edin. Gözünüzle
          kalbinizi muhafaza edin. Çünkü eğer bu  nimetin, teveccühün  nimetinden tatmak
          isterseniz.
          Tabii teveccühün nimeti nedir? Hoş burada börek, çörek yahut tatlı yedirecek değiller.
          Ama manevi börekler var burada. Manevi tatlar var. Bu da nedir? Ruhun tatmasıdır.
          İşte ruh tadınca bu cezbe meydana geliyor. Hiç cezbesi olmayan bu teveccühte eğer
          teveccühün kutsiyetine inanırsa, o bile cezbeye gelecek.

          Cezbe demek Allah için  gözünden gelen bir yaştır, bu da cezbedir. Allah için
          bağırmaktır. Allah için çırpınmaktır. Cezbenin  çeşitleri çok, renkleri çoktur. Çok
          çeşitleri vardır. Gülmek de bir cezbedir. İradesi dışında oluyorsa, gülüyorsa o da bir
          cezbedir.  İradesi dışında olaraktan ağlıyorsa  bu da cezbedir. Bağırıyorsa bu da
          cezbedir. Evet, cezbenin çeşitleri çoktur.
          Bunlara işte bakmayın, gözünüzü açmayın. Teveccühün sonuna  kadar gözünüzü
          açmayın. Teveccühün sonu ne zaman?
          Kalbinizi muhafaza edin. Kalbî cihadınızı yapın. Çünkü gam gelmez dememişler, gam
          eğlenmez, demişler. Dikkat edin bizim için bir gam vardır, bir de dem vardır.
          Bizim için yararlı olan demdir. Zararlı olan da gamdır. Her ne kadar zâhirde gam
          insanlara zararlıdır. Nedir gam? İnsanın gamı nedir?
          Bir zararından dolayı, bir sıkıntısından dolayı, bir bunaltısından dolayı bir gamı olur.
          Buna gam denilir. Hâlbuki bu insanların bir de demi vardır. O gam içerisinde deme
          çevrilir. O gam içerisinde de Allah’ı zikretmektir ve Allah’ı düşünmektir. Ama burada
          gönüldeki gam şudur: Bak, bir kelam var:
                 Sensiz ey nur-ı hakikat rahat-ı can istemem
          Dikkat edin nur-ı hakikat nedir? Nur-ı hakikat insanın gönlünde olan Allah’ın sevgisi,
          Allah’ın nurudur. Evet.
                 Sensiz ey nur-ı hakikat rahat-ı can istemem
                 Bu vücudum şehri içre iki sultan istemem

          Vücudun şehri gönüldür. Orada iki sultan istemem, diyor.
                 Gönlümün tahtında sultanım, gamındır sevdiğim
          Ne diyor? Benim gönlümdeki gam, sultanımın sevgisidir.
   383   384   385   386   387   388   389   390   391   392   393