Page 433 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 433

Teveccüh Sohbetleri                                                    433

          Bunlar Musa’ya inandılar.  Firavun çok  kuvvetli, askerle etraflarını çevirmiş, kafir, o
          kadar siyasetli ki bunlar Hz. Musa’ya meyil  ederse öldürebilmek için daha evvelden
          tedbir almış. Kuvvetli bir orduyla etraflarını çevirmiş. Sihirbazlar Hz. Musa’ya inandılar
          diye hepsini kırdırmış, öldürmüş. Fakat onlar imanlı Müslüman olarak gitmişler. Hz.
          Musa Kelîmullah’ın hak olduğunu, bir hak peygamber olduğunu kabul etmişler, imanla
          gitmişler. Kur’an’ı Kerîm’in tefsirinde bunlar var.

          Evet, işte bu teveccühün sonuna kadar göz açmak yasaktır. Herkesin sırtına el vurulur,
          vurulduğu zaman  Şeyh Efendimiz Dede Paşa Hazretleri bizim teveccühümüzü  o
          yapıyor, sırtımıza  elini o  vuruyor, Deyin, aldanmazsınız. Eğer burada  itikadınız tam
          olursa görürsünüz.
          Evet,  teveccüh bittikten sonra  eller vurulduktan sonra  bir  aşır okunur.  Hocalar
          tarafından cihazla aşır  okunduktan sonra teveccüh  bitmiş oluyor.  O zaman herkes
          gözünü açar ve serbest rahat oturur.
          Teveccühün oturma  şekli vardır ama  oturma  şeklinde saflar düzgün olacak böyle
          karma karışık oturulmayacak. Yeriniz müsaitse nasıl rahat ederseniz öyle
          oturabilirsiniz. Üç dört türlü oturma var. Bir yuvarlak oturma var ki bacaklarını serer
          mürebbi deniliyor. Bir de var ki eksi teverrüt deniyor, ayaklarını bir tarafını çıkartmakla
          oturuyor, sağından ya da solundan. Bir de var ki diz üstü oturuyor, tehiyatta oturduğu
          gibi. Bir de var ki bacağının birini diker, birinin üzerine oturur. Öyle oturma da var,
          nasıl oturursanız oturun, yeriniz müsaitse rahat oturun. Yalnız ayağınızı uzatamazsınız.
          Ama sakat  olanlar varsa onlar kenara otursunlar, ayaklarını uzatsınlar, yoksa
          oturamazlar.
          Evet, işte teveccüh bitince gözler açılır, aşır okunur. Bir Fatiha okursunuz, gözlerinizi
          açarsınız ve serbestsiniz, teveccühün şeklini o zaman bozarsınız. Kalkarsınız veyahut
          da ileri geri çıkarsınız, safları bozabilirsiniz. İşte teveccüh bir saat civarında belki biraz
          fazla sürer. İşte bu saat içerisinde ne yapacaktınız?

          Önemli olan gözünüzü açmayacaksınız, gözünüzün ve kalbinizin bekçisi olacaksınız.
          Gözünüzü açmayacaksınız, kimseye  bakmayacaksınız, kalbinizden de geleni
          atacaksınız, onun için:
                 Gam gelmez dememişler, Gam eğlenmez demişler
          Yani insanların gamı vardır, demi vardır.

          Dem zikirdir, gam ise gaflettir.
          Gam gafletten gelir.  İnsanların gönlüne gelen bir  şey, insanın gönlünü rahatsız
          ediyorsa, gam odur, o gafletten ileri gelir.
          Yoksa bir insan gamı deme çevirebilir.
                 Havayı Hu’ya tebdil et

          Diye bir kelamı kibar var.
          Hava boş, “Hu” da doludur. İkisi de zaten hava, ikisi de Hu, ikisi de zikirdir.
          Biri var ki nefestir. “Ha” da nefes, “Hu” da nefes. “Ha” boş; “Hu” dolu.
   428   429   430   431   432   433   434   435   436   437   438