Page 430 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 430
430 Gülden Bülbüllere
Bak, bu kelamı kibar söylenmiş değil mi? Şimdi bu her kime söylenirse eğer.
Ekl ü şurbdan gayrı ne kârımız var
Kesret-i sevk içre çok lâübâî
Söylemeden gayri ne kârımız var
Bu bir kişiye söylenirse 5, 8, 10 kişiye vurulur geçilir, 10-15 kişiye vurulur geçilir. Şimdi
belki o kelam bir kişi için zuhur etmiştir ama 8, 10, 15 kişiye söyleniyor. Söylensin o
kelamı kabulleşecek, nefsine mâl etsin. Bir de var ki mesela:
Sebeb-i necâtım Hazret-i Sâmî
Esîr-i nefs etme dünyâya bizi
Hercâi nefsimin çoktur sitemi
Salar günden güne gavgâya bizi
Bak, bu da biraz çekemiyor.
Hubb-ı Rüstem'imi bend et pâyine
Fırsat verme bu emmâre hâine
Bugünkü ihsânı koyma yarıne
Düşürme sultânım ferdâya bizi
Bak! Fırsat verme bu emmare haine, diyor. Peki, bu nefsi emmare sahibine söylenir.
Ama bu nefsi emmareden geçmişlere de isabet edecek. Ama yine o nefsine mâl etsin.
Çünkü bu esas bütün kelamlar burada bütün metihler, zammeler, övmeler, sevmeler,
dövmeler hepsi burada iki şey var:
Medhe lâyık pîrimiz var zemme lâyık nefsimiz
Bu iki şey; bütün her bir gelen iyilikleri, metihleri, hürmetleri, hizmetleri her şeyi:
Medhe lâyık şahımız var
Pirine mâl et, rabıtana mâl et. Onu da sen kendi iyiliğinden bilme, kendinden bilme.
Onu kendinden bilirsen varlık sahibi olursun. Varlık olursa, Allah korusun, yok
olmaktır. Evet, çünkü bu şeytanın sıfatıdır.
Ama bir de sen dövüldüğün zaman, zemmedildiğin zaman, sana insanlar eziyet ediyor,
itâle ediyor, sevmiyorlar, efendim çok zararları oluyor, çok iptilalar geliyor, bunları da o
zaman nefsine mâl et. De ki bunlar nefsimdendir.
İyi şeyleri, güzel şeyleri rabıtandan bil. Sevildiysen, övüldüysen, iyilik gördüysen
rabıtandan bil. De ki:
Benim sevilecek bir tarafım yok, iyi bir tarafım yok, rabıtam sevdiriyor. Rabıtam bana
bu iyilikleri yaptırıyor.
Böyle derseniz varlık olmaz. Öbür taraftan eğer bir insan senin kıymetini bilmiyor, seni
itâle ediyor, sana eziyet ediyor, o zaman nefsinden bil. De ki:

