Page 444 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 444
444 Gülden Bülbüllere
Bir bayram da var ki insanlar günah işlemezlerse her gün onların bayramıdır.
Bir bayram da var ki huzur sahipleri velîlerin bayramıdır.
Bu misalimiz onu ifade ediyor. Onlar her nefeslerinde zikir yaparlarsa onların bayramı
odur.
İşte Allah’a şükür bu teveccühte insanlar bu nimetlere malik oluyorlar. Demek ki:
Teveccüh olunca her bir ihvâna
Mürde kalplerimiz gelirler câna
Mürde kalp: ölü kalp. Mürde: Ölü.
Allah’ı unutan kalp ölüdür.
Allah’ı unutmayan kalp de diridir.
Nerede dirilik oluyormuş? Bak, teveccühte oluyormuş.
Teveccühte kalp diriliyor. Ölü kalp dirilirse insan o zaman büyük bir insan oluyor.
Kalbi dirilendir büyük insan; kalbi dirilmeyen insan büyük insan olmuyor.
O da şöyledir ki: Bir ağacın çekirdeğini düşündüğümüz zaman; o kuru ağacın kökü,
gövdesi, dalları, yaprakları, yemişleri o çekirdeğin içerisindedir. Ama bu çekirdek
patlıyorsa onlar meydana çıkıyor; patlamıyorsa meydana çıkmıyor.
Mürde kalp de çekirdek gibidir. Kalp dirilirse o çekirdeğin içerisinden çıkan bir ağaç,
büyük bir ağaç gibidir. Gövdesi, kökü, dalı, meyvesi her şeyi meydana çıkıyor. Onun
için bak, o küçük çekirdek koskoca bir ağaç oluyor.
Onun için Cenabı Hak “Biz insanı güzel, kıymetli halk ettik.” , buyuruyor. Cenabı
1
Hak, insanı nokta-yı kübra büyük; insanı ahsen-i takvim, kıymetli halk ettik, güzellerin
güzeli halk ettik, buyuruyor.
Evet, insan rahatlar, ferahlar. İşte o rabıta nuru kalbe gelince insanda bir rahatlık olur,
ferahlık olur.
O ferahlık nedir? Muhabbettir işte.
Muhabbet ehli o kadar halîm, o kadar selîm ki hiçbir şeye kızmaz, hiçbir şeyden
üzülmez; çok rahat, ferah olur. O halinde insanları çok sever, insanlara hürmet eder.
Bir de kabız hali olur ki, rabıta nuru kesilince, o kalbindeki karanlık onu sıkar. Onu
sıkınca bu sefer çok vurucu olur, insanlara karşı kırıcı olur. Amelinde bir ağırlık olur.
İşlerinde hiçbir şeyden zevk alamaz.
Ama ne yapacak? Cihat yapacak.
Cihat, Allah’ın emridir. Cihat farzdır, farz. Cihat için geldik biz bu dünyaya.
Ama cihat var ki iki: Bir küfür ile imanın çatışmasıdır, küfre karşı bir cihat.
Bir de insanın nefsiyle cihadı vardır.
1 Tin 95:4

