Page 446 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 446
446 Gülden Bülbüllere
Ehl-i aşk değil mi bunlar?
Az da olsa yani bir nebze de olsa, bir kıvılcım da olsa, en ufak bir mum ışığı kadar
muhabbetiniz de olsa buraya sizi uzaktan yakından o getirdi.
Ne getirdi sizi? Muhabbetiniz getirdi. Zaten kelamı kibarda ifade ediliyor:
Gelin ey yâr-ı sâdıklar
Bu meydân-ı muhabbettir
Bütün cem olsun âşıklar
Bu meydân-ı muhabbettir
Şefîimiz Muhammed'dir
Allahümme salli ala seyyidinâ Muhammed.
Ne ifade ediyor? Âşık kim? Estağfurullah.
Gelin ey yâr-ı sâdıklar
Yârdan mana Allah’tır.
Sadıktan mana da Allah’a vermiş olduğu sözü yerine getirmektir. Allah’a vermiş olduğu
sözü yerine getirmezse sadık olmuyor.
Cenabı Hak buyuruyor ki: “Beni çok zikredin”. Biz zikir yapamıyoruz işte, çok zikir
yapamıyoruz.
Evet, namaz da bir zikirdir, Kur’an okumak da bir zikirdir, Allah’a yönelmekte bir
zikirdir ama onların belli bir saatleri var, sınırları var. Cenabı Hakk’ın burada çok
zikredin buyurması yani diyor; unutmayın beni.
Zaten öyle. Başka bir emri de var ki: “Beni yerken zikredin, içerken zikredin, alırken
zikredin, verirken zikredin, ayakta zikredin, yatarken zikredin, gezerken zikredin.”
3
Bak! Şimdi bunları yapamıyoruz.
Demek ki işte bu zikirleri burada elde edeceğiz. Kendimizde olan bu gafleti atacağız.
Böyle bir ayıklığı burada elde edeceğiz.
Böyle bu ayıklıkla; ayıklık deyince bir ışık yanacak burada, muhakkak kalbinizde bir ışık
yanacak.
Muhafaza etmeniz lazım. Muhafaza ederseniz o büyür. Hani:
Günden güne derdim artar
Varsam Lokman’a Lokman’a
O ışığı muhafaza edersen ikinci bir teveccühte o ışık daha da büyüyecek veya
hatmelerde büyüyecek.
Teveccühümüz büyük bir ameldir.
3 Al-i İmran 3:191

