Page 443 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 443
Teveccüh Sohbetleri 443
“Teveccühte Ölü Kalpler Dirilir”
Ocak 1995, Tarsus
Esselamualeyküm ve rahmetullah; Allah’ın selamı, rahmeti üzerinize olsun. Cümleten
hoş geldiniz, sefa geldiniz, sefalar getirdiniz. Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun.
Yapacağımız büyük amelimiz teveccüh, hayırlı mübarek olsun. Cenabı Hak aşkından,
feyzinden, nurundan, bereketinden ihya-âbâd etsin.
Allah’a çok şükür, bin şükür, nihayetsiz şükürler olsun. Rabbimiz bize lütufta bulundu,
ihsanda bulundu. Büyük bir lütuf, büyük bir ihsan.
Niçin? Bak! Kelamda geçiyor. Kelamı kibarlara inanmak lazım, hiç şüphe yok.
Teveccüh olunca her bir ihvâna
Mürde kalblerimiz gelirler câna
Murg-ı cânlar başlar âh u figâna
Bir de ne buyuruyor:
Teveccühe gelin ihvân
Kuruldu halka-i Rahmân
Açıldı ravza-i Rıdvân
Yani ravza-i Rıdvan cennet bahçesi.
Teveccühe gelin ihvân
Kuruldu halka-i Rahmân
Açıldı ravza-i Rıdvân
Bu meydân-ı muhabbettir
Bu bir uzmâ-yı nimettir
Bu bir ıyd-ı meserrettir
Iyd bayramdır; ama bu ruhi bir bayram. İslami bir bayram değil, ruhi bir bayram.
Malumunuz Allah emretmiş, iki tane bayram var: Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı.
Fakat bizim için bayram çoktur. Şimdi silsilede geçiyor ya: “Muhammed Sami-yi
Gavvasi bahr-i aşkı râ her dem.”
Dem nefestir. Her nefeste aşk deryasına dalar. Zaten öyle, bayram mesela üçtür:
Bir bayram var ki işte Allah’ın emri olan senede iki bayram var.

