Page 445 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 445
Teveccüh Sohbetleri 445
Nefsiyle olan cihat, cihatı ekberdir. Yani büyük cihattır. Onun için bak! Peygamber
Efendimiz buna cihatı ekber buyurmuş. Nefsiyle cihat etmeyi cihatı ekber, büyük cihat
buyurmuş.
Peki, biz cihadı neyle yapacağız? Ne ile olacak? Ancak bizdeki bu cihat nedir, nasıl
yapacağız?
O kabız halinde Allah’a sığınmamız lazım, bunu tezden atmamız için istiğfara devam
etmemiz lazım.
Basıt halinde de çok şükür yapmamız lazım. Çok böyle yüzümüzü yerlere koyup
Allah’a şükür secdesi yapmamız lazım ki Allah ne yapsın? O hâli bizde çoğaltsın.
Niçin? Allah bak, buyuruyor ki: “Vermiş olduğum nimetin kıymetini bilirse arttırırım.”
2
Demek ki bu basıt hali Allah’ın bir nimetidir. Ona çok şükredeceğiz ki o çoğalsın.
Kabız haliyse Allah’ın Celal sıfatından tecellî eder. Ondan çok havf duymamız lazım,
çok, Allah’a sığınmamız lazım ki ondan da kurtulalım.
Bunlar böyle işte. O zaman bu kalbî cihat müritte ne yapar?
Zaman zaman işte birini azaltır, birini çoğaltır. İşte bu kelam bunu ifade ediyor:
Türlü nimetler verir layık değil isem de ben
Gönderir mimarını tez tez bu dil-i viranıma
Dil-i viran; viran olmuş kalbimi onun mimarı gelip orayı imar ediyor.
Hoş oraya bir mühendis gitmiş de aletiyle sanatıyla kalbini mi tamir etmiş?
İşte burada kalbimizin mühendisi kimdir? Mürşidimizdir.
O bizim kalbimizin mimarıdır. Manevi gücü ile manevi kuvvetiyle…
Onlardaki manevi kuvvet nedir biliyor musunuz?
Onlardaki manevi güçlerini, kuvvetlerini kullanmaları için bir zaman yok. Onlar için
bir işlem de yoktur.
Bir insan gücünü kullandığı zaman, bir şey yaptığı zaman, mürur edecek zaman lazım
ki onu yapsın ve bir de bunu işlemle yapacak.
Ama bunlarınki “Kün”dür, ol demesidir.
Evet, Allah’a şükür, elhamdülillah, çok şükür, bin şükür, nihayetsiz şükürler olsun.
Bugün ruhun bayramıdır, ruhların bayramıdır. Onun için ruhlar mesut olacak burada.
Bu cezbeler, bu bağırmalar, bu ağlamalar nereden geliyor? Başka bir sebep var mı?
Ancak bir muhabbetten doğuyor, muhabbetten geliyor. Burası şimdi muhabbetin ilan
edildiği bir yer. Muhabbetin fışkırdığı bir yerdir. Çünkü niçin? Bak!
Ehl-i aşkın katresi ol sohbet-i Mevlâ ile
2 İbrahim 14:7

