Page 471 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 471

472                                                          Gülden Bülbüllere

          devamlı yaparsan makbuldür. O yirmi beş bin, otuz bin ders yapıyor da bir gün
          yapıyor, bir gün yapmıyor, bu makbul değil.

          Evvâbîn namazı da böyle, teheccüt namazı da böyle. Üç beş kişinin yanında ya da bir
          yere misafir gitti veya misafir evlerine geldi onunla beraber teheccüt namazını kılıyor,
          başka zaman kılmıyorsun, evvâbîn namazını başka zaman kılmıyorsun. Bu da makbul
          değil.
          Zaten farz namazını da terk ederse, farz namazını kılmıyorsa Allah’tan  korksun,
          Resulullah’tan utansın, meşayihten de utansın. Farz namazlarını kılmıyorsa, tarikatlıyım
          demekten utansın.
          Evet, namazsız olur mu? Evvel namaz; şeriatta, tarikatta, hakikatte, marifette namaz.
          Mesela şeriatı yaşayan da namaz kılıyor, kılmazsa şeriatı yaşamıyor. Tarikatı yaşayan da
          namazı kılıyor. Kılmasa zaten onun tarikatta yeri yok. Hakikate ulaşan da bu namazı
          kılıyor, marifete ulaşan da bu namazı kılıyor. Müslüman namazsız olur mu?
          Nakşibendî Efendimiz’e sormuşlar sizin  tarikatınızın bidayeti nedir? Âmentü billâh.
          Âmentü billâh demek; Âmentü’nün  şartlarına inanıp tatbik  etmek. Âmentü’yü
          okuduğunda tatbikatı yapılacak. Tatbikatı neyse  şartlarını yerine getirmek. Bir  de
          İslam’ın şartları var. İslam’ın şartlarını yerine getirmezse insan nasıl Müslüman olacak?

          Tarikatımızın bidayeti nedir, yani başlangıcı nedir? Âmentü billâh, buyurmuş. Nihayeti
          nedir? Âmentü billâh.

          Şimdi burada anlayacağımız:  İnanan bir Müslüman  Âmentü’yü  yaşıyorsa inanmış
          oluyor. Bu velî de Âmentü’yü yaşamış, nebî de Âmentü’yü yaşamış.
          Yani insan  demek ki terakki edecekse, insanlıktan terakki edecekse Âmentü’yü
          yaşayacak. Bu görünürdeki insanları hep insan mı zannedeceğiz? Hani buyuruyor:
                 Her beşer sûretli insân olamaz

          Yani Divan’da diyor ki her beşer surette gördüğünü insan mı zannediyorsun? Değil
          efendiler! İnsan olmak için Cenabı Hakk’ın göndermiş olduğu Kur’an’a insanlar sahip
          olacak. Peygambere tâbî olacak.
          Cenabı  Hak  bak, buyuruyor ki: “Biz insanları ve cinleri halk ettik ki bizi mabut
          bilsinler.”  bize itaat  etsinler.  Bir de “Peygamber göndermediğimiz kavme azap
                  4
          etmeyiz”. Bakın peygamber göndermiş, peygambere inananlar kurtulurlar;
          inanmayanlar azap görürler.
          Sonra Cenabı Hak “Habibim bana itaat eden sana tâbî olsun” .  İtaat Allah’adır.
                                                                   5
          Allah’ın emirlerini  tutmayanlarda  zaten itaat yok. Cenabı Hak emirlerini,  yasaklarını
          bize Kur’an ile bildirmiş. İşte Kur’an’a tâbî olmak için Allah’a itaat etmek ve bir de
          peygambere tâbî olmak var.





          4  Zariyat 51:56
          5  Al-i İmran 3:21
   466   467   468   469   470   471   472   473   474   475   476