Page 473 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 473

474                                                          Gülden Bülbüllere

          Kaç düğümleri çözmüştür. Bu tarikatta da şarkta, garpta nerelerde, tarikatta tasavvufta
          gitmiş, oradan daha ileri gidemiyor, mühürlenmiş yolu, onların mühürlerini çözmüştür.
          Ama ben ondan Vahdet-i Vücut’tan hiçbir  şey duymadım.  Şimdi Sâlih Baba’nın
          söylediği aynı gelmiş çıkmış:
                 Çok kulak verme bu kavmin ekseri deccâlîdir
          Ruhtan kitap  yazıyorlar, Vahdet-i Vücut’tan bahsediyorlar. Yahu ruhun esrarı bilinir
          mi? Ruhun esrarını Peygamber Efendimiz bildiği halde söylememiş.
                 Sordular rûhtan Resulullah cevâbın vermedi
                 Ol Ebü'l-Ervâh iken setrettiği hemtâya bak
          Ama yalnız  Peygamber Efendimiz de  ruhtan söylememiş. Bilmediğinden değil, o
          “Ebu’l-Ervah” ruhların anasıdır. Çünkü ruhlar  onun ruhundan  halk edilmedi  mi?
          Bütün mükevvenât onun ruhundan halk edilmedi mi? Ama o söylemiyor; niçin? Ruhu
          anlayamazlar diye. Bak, bu kelamı kibar bunu ifade eder:
                 Akl-ı cüz etmez ihâta akl-ı küll sensin gönül

          Evet, ruhtan ancak kim  bilir? Aklı külle ulaşan ruhu bilir  ama bildiremez,  görür
          gösteremez, anlar anlatamaz.

          Niçin? Aklı cüz demek, bak, bu tabla, bak, bu da bardak. Bir tablayı bu bardağın içine
          sokabilir misin?  Bardağın içine bu tabla girmez. Ama bu tablanın içine yüz bin tane
          bardak sığar. Evet:
                 Sordular rûhtan Resulullah cevâbın vermedi
                 Ol Ebü’l Ervâh iken setr ettiği hemtâya bak

                 Bir takım dehrî…
          Yalancılar.
                 Bir takım dehrî oturmuş akl-ı rûhtan bahs eder
                 Nâsı idlâl eyleyip söyleşdiği yalana bak

          Yani halkı delalete götürüyor.
                 Çok kulak verme bu kavmin ekseri deccâlîdir
          Şeriat, şeriat, şeriat.

                 Hudânın lütfü ihsânı şerî'ât
                 Marîzin cümle dermânı şerî'ât
          Şeriat  olmazsa tarikat  olur mu yahu?  Bugün işte söylüyoruz bakıyoruz ki gitmiş
          tarikattan söylemiş, Vahdet-i Vücut’tan söylemiş, efendim  ondan sonra çeşitli
          şeylerden söylemiş. Hâlbuki  bildiğimiz o insan,  hem daha küfürde, küfürden
          kurtulmamış. O daha küfürden kurtulmamış. İşte bak, burada söylemiş:
                 Marifetten dem vurursun belde zünnârın durur

                 Kesmeden zünnârını eylersin îmân ile bahs
   468   469   470   471   472   473   474   475   476   477   478