Page 533 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 533

534                                                          Gülden Bülbüllere

          Yalnız burada fark varsa,  şeyhini çok seviyorsa, ben  şeyhimi Resulullah’tan  çok
          seviyorum, diyemez.

          Resulullah’ı seviyorsa ben Resulullah’ı Allah’tan çok seviyorum, diyemez.  Bu  şirktir,
          kusurdur.
          Bugün emir var, zâhirde emir var. Ama zâhir emre uymak lazım. Hepsinden de zâhir
          emre uyacağız. Zâhir emir ne? ‘Ben  şeyh efendimi  Resulullah’tan fazla seviyorum,
          denmez.
          Evet efendiler!  Şimdi teveccühe gelince  teveccühün usulünce oturtturacaklar.
          Teveccühte usulünce oturunca “Estağfurullah” diye bir nida olacak gözler yumuluyor,
          göz  açmak  yasak. 25 defa istiğfar okuyacaksınız,  herkes okuyacak. Usul, kendiniz
          işiteceğiniz kadar, parmaklarınızla hesabını yaparsınız.  Şöyle ki: “Estağfurullaaaah,
          Estağfurullaaaah, Estağfurullaaaah” diye. 25 defa istiğfar okuduktan sonra daha sizin
          yapacağınız bir şey yok. Kalbinizi, gözünüzü muhafaza edin. Allah kalbinizde, rabıta
          karşınızda, göz açmak yasaktır.

          Kalbinize başka bir şey geldiği zaman; şeyh efendim  karşımda (rabıta tarifinde var),
          şeriat kamçısı elinde var, atmışsın nefsini uyuz bir köpek suretinde, vuruyor. Niye
          vuruyor? Allah’ı unutma diyor, Allah’a isyan etme diyor, Allah’ı zikret, diyor.
          Evet, rabıta karşınızda, Allah kalbinizde olacak.
          Onun için bak! Biz avamız, havas değiliz ki. Bak, ne diyor? Bu aşk ancak velîlerde,
          müptedide değil, müntehide olurmuş.
          Ama müntehide  bu aşk geldiğinde ama her geldiğinde  de bir hikmet  var. Her
          geldiğinde bir terakki var.  Aşka, muhabbete geldiği zaman hiç derdi yok, herkesi
          seviyor, bağrına basmak istiyor. Kalbi rahat, ferah;  amelden,  her  yaptığı işten zevk
          duyuyor.
          Ama kabız hali olduğunda insanlarda hep sıkıntılı  oluyor,   Anam, babam dese  onu
          kötü anlıyor.  İnsanları dışlıyor, insanları tenkit ediyor. Sanki dünyada hep  açlıktan
          ölecekmiş gibi, sanki bütün insanlardan zarar görecekmiş gibi, olur bunlar böyle olur,
          böyle gider. Ama vücut sahibinde kabız hali olur. Basıt hali ferahlıktır. Ama müptedide
          bunlar vardır.
          Bunlar cihatla yolu açar. Cihat da Allah’ın emridir, büyük ameldir. Zaten biz cihatla
          bunlardan kurtulacağız, cihatla  biz basıt halini çoğaltacağız; kabız halini azaltacağız.
          Kabız hali azala azala tamamen kesilirse, o zaman senin halin oldu makam.
          Makam oturan, hal ise geçicidir.
          Evet efendiler!  İşte burada “ Estağfurullaaah” 25 defa istiğfar okursunuz; kalbinizi,
          gönlünüzü, gözünüzü muhafaza  edin. Gözünüzü açmayın, kimseye  bakmayın.
          Ağlayana bakmayın, bağırana bakmayın, yasaktır. Kalbinizi muhafaza edin, kalbinize
          geleni atın, tutmayın. Tabii bir de Allah’ı unutmayın. Allah Allah, zikre devam edin.
          Şimdi başlarken Estağfurullah nida olacak.  25  istiğfarı okursunuz,  gözlerinizi
          yumdunuz. Evet, oturmada yerimiz müsaitse rahat oturabilirsiniz. Bak, böyle yuvarlak
          oturmaya mürebbe deniliyor, böyle oturabilirsiniz. Sonra iki dizinizin üzerine tahiyyatta
          oturur  gibi oturabilirsiniz. Bacağınızın  birinin üzerine oturup birini çekebilirsiniz.
   528   529   530   531   532   533   534   535   536   537   538