Page 65 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 65

Teveccüh Sohbetleri                                                     61

          Tarttı taşları ve dışarı gece çıkıyor, yıldızları görüyor, rabbım mı? Ayı görüyor, rabbım
          mı? Güneşi görüyor, rabbım mı? Diye soruyor, Sonra:

          —Bunların hepsi mahluk, bunların hepsini halk edendir benim rabbım, diyor.
          Allah’ı  böyle buluyor. Ondan sonra  büyüyor, annesi getiriyor. Azer babası da
          Nemrut’un en  yakın itimat ettiği adamı. Zaten  ondan meydana  geldi. Azer’e itimat
          ettiği için ona karşı bir tedbir alamadı, ondan meydana geldi. Nemrut’un tedbiri neydi?
          O sene kâhin ilmini bilenler;

          —Bu sene doğan çocuklardan senin elinden saltanatını alacaklar. Büyüyecekler, seni
          öldürüp saltanatını elinden alacaklar, demişler.
          Kendi itimat ettiği adamlarından idareciler tayin etti ki beylerini hanımlarının yanına
          koymuyorlar, ayırıyorlar. Azer, babası, Nemrut’un çok yakın adamı olduğu için, o da
          idarecilerdendi, o duramadı gitti, onun yanına kendisi gitti.  İbrahim Aleyhisselam
          ondan kaldı.
          Doğan çocukları kesiyorlar,  onu da  kesecekler. Fakat  İbrahim Aleyhisselam’ın
          annesinin hâmile olduğunu Allah bildirmedi. Çünkü hâmile olanlar biliniyor,  ebeler
          var, hane hane geziyorlar, isim isim bakıyorlar, eğer hâmileyse onun başına birisini, bir
          polis dikiyorlar, doğdu mu kesiyorlar.
          İbrahim Aleyhisselam’ın annesi de bunlara hiç görünmedi, bilinmedi. O çocuk dünyaya
          geldi. O çocuğu öldürmesinler diye mağaraya koydu. Mağarada büyüdü.
          İbrahim Aleyhisselam’ı Azer oradan getirdi. Fakat bir zaman Azer babasından İbrahim
          Aleyhisselam, bihuzur  oldu, üzüntü çekti. Babası puthanenin  müdürü. Bir türlü
          bundan vazgeçiremedi, o zaman böyle üzüldü.

          Bir zaman Nemrut’un hadiseleri çıktı.
          Bir zaman Mısır’ın hadisesi meydana çıktı. Mısır’da Sara validemizi elinden aldılar.
          Ondan sonra Hacer validemiz geldi. Ondan sonra Hacer validemizden  İsmail
          Aleyhisselam oldu. İsmail Aleyhisselam’ı, öldür deniyor, Sara validemiz ne diyor?
          —Hacer ile bu çocuğu kaybet. Öyle bir yere götür ki görünmesinler, isimleri cisimleri
          kalmasın, diyor.
          Ondan sonra İsmail Aleyhisselam’ın boğazlanması.
          Ondan sonra Nemrut’un ateşe atması…
          Bütün hayatı çile ile geçmiş.

          İşte İsmail Aleyhisselam’la ilgili her rüya gördükçe bakıyor, yüz tane koç kesiyor, yine
          rüyayı görüyor. Yüz  tane sığır boğazlıyor, yine rüyayı görüyor. Yüz tane deve
          boğazlıyor, yine rüyayı görüyor. Yüz tane at kesiyor, yine rüyayı görüyor. Ondan sonra
          Cenabı Hak, “Yâ İbrahim! Sen vaadini işlemedin, sevdiğini bağışlamadın. Sana oğlan
          verdim ama senin bir vaadin vardı, onu işlemiyorsun. Neyi çok seviyorsan, onu benim
          için kurban keseceksin.” diyor.
   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70