Page 63 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 63

Teveccüh Sohbetleri                                                     59

          Ama olmuş, Allah’a şükür. İşte siz tarikata inanmış girmişseniz olmuştur.
          O zaman demek ki burada tarikata giren bir insanın nefsi ıslah oluyor, bir de ruhu bir
          eğitim görüyor, yetiştiriliyor.
          Ruhun yetiştirildiğinden bizim haberimiz yok, göremeyiz ama  nefsin terbiyesinden
          haberimiz var.

          Senin zâhirde işin rast gitmez, hastalıklar gelir, yokluklar gelir, işte  şuradan  şu bela,
          şuradan şu dert, büyük büyük zahmetler. Bunlar nedir?

          Bunlar işte senin terbiyen, senin nefsini bunlar ıslah ediyor.
          Bu nereden geliyor? Bu Evliyâullah’ın, meşayihin parmağıyla, reyiyle oluyor.
          Niçin?

                 Kakıyıp döğerse artır hubbunu
                 Sevdiği deriyi çok çiğner debbâğ
          Celâlî  Baba’da buyurmuş:
                 Kazayı beladan kurtulmaz başım

                 Gün be gün artıyor yürekte coşum
          Bak, böyle buyurmuş. Allah bana dert, bela iptila verdikçe, benim Allah’a olan sevgim,
          muhabbetim daha da çoğalıyor, diyor. Diğer bir kelamda da:
                 Kakıyıp döğerse artır hubbunu
                 Sevdiği deriyi çok çiğner debbâğ

          Sana hoş, tokat mı vuracak zâhirde? Yok. Sana bir dert verilecek, bir meşakkat
          verecekler, gönül meşakkati verecekler.
                 Kakıyıp döğerse artır hubbunu

          Yani seni birisi kalkıp dövse sever misin? Sevmezsin.
          Ama burada sevilecek, burada senin bu dövülmen, bu tokat yemen, Şeyh Efendinden
          sana gelen bir çiledir. O çileyle seni ne yapıyor?
          İşte o dabakçı deriyi nasıl çiğniyor, vuruyor, eziyor, aletleriyle ne yapıyor? Deriyi ıslah
          ediyor.

          Deri  ıslah  olmazdan evvel nasıldı? Pis idi, affedersiniz.  Neyi  pis? Sadece  temiz
          hayvanların mı, mesela ayının, bir tek çatal tırnak hınzır’ın derisi dibağât kabul etmiyor,
          onun haricinde bütün ne kadar yırtıcı vahşi pis hayvanlar varsa hepsinin derisi dibağ
          oluyor.
          Peki, bu deride bir pislik var, bu deride bir sertlik var, bu deride bir çirkinlik var.

          Deri dibâğata girdikten sonra  ne oluyor? Ne sertliği kalıyor, ne pisliği kalıyor, ne
          çirkinliği kalıyor. Sertliği de gidiyor, pisliği de gidiyor, çirkinliği de gidiyor, güzelleşiyor.

          İşte müridin de zâhirde çekmiş olduğu bu çileler, onun nefsini ıslah ediyor.
   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68