Page 66 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 66
62 Gülden Bülbüllere
İsmail Aleyhisselam’ı çok seviyor. İsmail Aleyhisselam’ı kesmeye götürüyor. İsmail
Aleyhisselam’ı bıçak kesmiyor, taşa vuruyor taşı bıçak ikiye yarıyor. Bıçağa celalleniyor;
—Taşı kestin, yumuşak eti niye kesmedin?
Bıçak hal lisanıyla söylüyor:
—Yâ İbrahim, niçin bana kızıyorsun? Halil, kes, diyor, Celîl, kesme, diyor. Niçin bana
celalleniyorsun?
Bunda bir esrar vardır, bunun sırrı nasıl aşikar olur, diye beklerken Cebrail
Aleyhisselam koç ile havadan:
“Allahu Ekber, Allahu Ekber” diyerekten gelirken,
İbrahim Aleyhisselam da:
“La ilahe illallahü vallahü ekber.” diyor.
İsmail Aleyhisselam da, bıçak boğazında, o da:
“Allahü ekber velîllahil hamd.” diyor.
Sonra Cenabı Hak; “Yâ İbrahim, ben İsmail’i kes demedim, sana İsmail’e olan sevgini
kes dedim.”
Ne zaman İsmail’e olan sevgisi kesildi?
Bıçağı boğazına vurdu ki İsmail’e olan sevgisi kesildi.
Şimdi bunlar niye yazılmamış? Bıçak taşı kesmiş de, eti kesmemiş, bıçak söylemiş de.
Tabiî beşeriyetin aklı almayacak şeyler yazılmamıştır. Bunlar var mıdır? Vardır.
Cenabı Hak, İbrahim Aleyhisselam değil de, bir Evliyâullah, bir Ehlullah da her eşyayla
konuşabilir. Her eşya bir kâmil insanla konuşabilir. Niçin kelamı kibarda buyuruyor:
Bilinmez âlemin sırrı nihândır
Dört şâhın hükmüyle dönen cihândır
Ârif olanlara özge seyrândır
Kâmile her eşyâ olmuş bir evrâd
Demek ki kâmiller için her eşya zikir yapıyor.
Teveccühü bir tarif edelim de belki yeni ders alanlar, belki teveccühe katılmayanlar
vardır.
Teveccüh büyük ameldir ama bu büyük amel ne istiyor bizden?
O ki geldiniz ıraktan, yakından, neyse sabahtan erkenden tatlı uykunuzu bıraktınız,
işinizi bıraktınız geldiniz.
Ne istiyor bu amel? Bu amel kalbi selim istiyor. Bu amelde, başlangıcından nihayetine
kadar kalbi selim istiyor demek;
Kalbinizi boşaltacaksınız, geleni kalbinizden atacaksınız.

