Page 107 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 107
Teveccüh Sohbetleri 103
gelmişler, bir amel işlemek için gelmişler. Bu da Allah’ın emridir. “Allah için birbirinizi
sevin.” 22 . Bu cemaat Allah için birbirini sevmiş.
Bak! Şimdi burada ta nereden? İstanbul’dan, Ankara’dan gelen var. İşte daha
nerelerden, çok uzak yerlerden buraya gelmişler. Trabzon’dan var, hemen hemen
Türkiye’nin her vilayetinden burada adam var. Burada gelmeyin diye şiddetle üzerinde
duruyoruz, frenliyoruz, böyle olduğu halde yine geliyorlar. Ama tabii ki geliyorlar, nasıl
geliyorlar, diyor ki: “Akrabam var, onu ziyarete geldim.” Öbürü de diyor ki “Benim bir
görevim vardı, göreve geldim buraya.” Öbürü de diyor ki: “İşte hastam vardı, hastamı
getirdim buraya.” diyor. Her birisi bir şey söylüyor, biz de daha bir şey diyemiyoruz, ne
diyeceğiz ama?
Gerçi hoş, biz bunu kıskanmıyoruz da fakat çok izdiham olunca, her şeyin bir ölçüsü
var, sınırı var, sınırı taşınca o da ifrat oluyor. Her şeyin ifratında afat oluyor. Sonra
“Şöhret kazanmayın, şöhrette afat vardır.” Deniliyor. Bu şöhret de oluyor. Onun için
bundan korkaraktan, sakınaraktan diyoruz ve bir de izdiham oluyor. Mesela şimdi
buranın bir alanı var. Cemaat geldi doldurdu, bundan biraz fazla daha gelse almayacak
burası. Yer müsait olsa neyse, Ankara’da biz teveccüh yaptık, 1500 kişiymiş. Yer
müsaitti de aldı ve hiç kimseye de mani olmadık her taraftan da geldiler.
Onun için burada, evet teveccühü gören var, görmeyen var; bilen var bilmeyen var.
Her memlekette hatme var. Hatme ile teveccühün arasında hiçbir şey yoktur. İşte ne
var? Teveccühün cemaati daha büyük oluyor. Cemaat çok olunca:
Ehl-i aşkın katresi ol sohbet-i Mevlâ ile
Katreler deryâ olur cem'iyyet-i kübrâ ile
Burada katre demek; ihvanlardaki olan muhabbetler. Bunlar, katre seli meydana getirir,
katre gölü meydana getirir. Yani bu muhabbet var ya manevi bir cereyan gibidir. Hep
birbirine bağlı, hep birbirine akseder, olandan olmayana geçer ve bütün bu muhabbet
toplandığı zaman büyür, büyük bir şey meydana getirir.
Ehl-i aşkın katresi ol sohbet-i Mevlâ ile
Allah’ı sevenler bir araya gelirlerse, onlar ehli âşıktır, diyor. Onlardan herhangi
birisinden zuhur eden söz bir katredir. Ama o katre nereden gelir? Allah’ın rahmet
deryasından gelen bir katredir. O cemiyetin istidadı, o cemiyetin muhabbeti ihlâsı,
arzusu, bu sefer onu derya eder. O katre derya olur. Ne ile? Cemiyeti kübra ile. Büyük
cemiyetlerde. Büyük cemiyetler bir derya meydana getirir.
O katre nedir? Bu büyük cemiyet bu kübra nedir? Bu kübra, bu büyük cemaat işte. Bu
katre ne? Bu katre de bu acizden zuhur eden, ama bunu ben söylemiyorum, bizim
ilmimiz yok, tahsilimiz yok, ama “Söyleyene bakma, söyletene bak!” demişler.
Ey birâder sözlerime tut kulağ
Sanma anı söyleyen dil yâ dudağ
22 Ahmet bin Hanbelin Musnedinde

