Page 104 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 104
100 Gülden Bülbüllere
girmedikten sonra dışarıdan daha o yola girilmiyor. Çıkışlar var, girişler yok. Yani
Peygamber Efendimiz’in çizmiş olduğu daireyi tatbiki gösteriyor. İkinci bir daireyi bir
hatla bağlıyor. Fakat bir daireden, diğer daireye hat gidiyor. O hatta dışarıdan başka bir
giriş yok. Ama o hattan dışarıya çıkışları var. Mesela bir caddeyi düşündüğümüz zaman
bir caddede giriş yoktur. Ama kör yollar çıkışlar var. Girişi yok ama çıkışları var,
oluyor. Böyle ancak girişler, üst geçitler, köprüler oluyor. Her yerde olmuyor ama
çıkışları oluyor.
Demek ki burada o hattan çıkışlar var, girişler yok. Giriş nerdeymiş? O daireye
gireceksin ki o hattı bulacaksın. O hattan çıkmayacaksın, o hat ile gideceksin. İşte o
daireyi çevirmiş buyurmuş ki: “Bu daire bizim nübüvvetimiz. Bu daire de Allah’ın
azametidir. Bu hat, bize geleceksiniz, bizim dairemize gireceksiniz ki bu hattı
bulasınız.” demiş. Ama bu hat ile gidecek olursanız, bakın bu sağa sola ayrılan çizgiler
var, sakın bunlara kaymayın. Bunlara kayarsanız bunların hepsinde bir şeytan var, siz
helak olursunuz. Ama bunlara kaymazsanız, bu yol, bu hat sizi Allah’a götürür.
İşte bu da ne? Kitap, sünnet.
Demek ki kitaptan, sünnetten kaymamamız için fikir lazım. Her sözümüzü
düşünerekten konuşacağız. Her işimizi düşünerekten yapacağız. Eğer düşünürsek
acaba bu söylediğimiz söz bizim için hayır mıdır, şer midir? Bize zarar mı getirir; kâr
mı getirir? Bu sünnete uygun mudur, değil midir? Ona göre biliriz, ona göre işleriz.
Yapacağımız işte böyle. Demek ki fikir de bizi ne yapar? Tariki müstakimden
kaydırmaz.
Bir de bizim için zikir var. Allah’a yaklaştıran, Allah’a ulaştıran zikirdir. Eğer bir insan
Cenabı Hakk’ı günde ne kadar zikrediyorsa, Allah’a o kadar yakındır. Ne kadar Allah’ı
unutuyorsa, Allah’tan o kadar uzaktır. Çünkü bunlar öyle, Cenabı Hak buyuruyor ki:
“nahnü akrabü, kulum ben sana şah damarından yakınım.” 17 . Şah damarı ise insanların
kalbinde olan merkezi bir damardır. 366 damar ona bağlıdır. Cenabı Hak oradan
yakınım diyor. Ama Peygamber Efendimiz’in de bir hadisi var, diyor ki: “Ey kul, senin
Allah’tan yetmiş bin perde uzaklığın var. Her perdenin kalınlığı da yerle gök arası
kadar.” 18 . Bu ne kadar uzaklık? Bu ne kadar yakınlık? Bu yakınlık ne? Bu uzaklık ne?
Biri Cenabı Hakk’ın fermanı, biri de Resululllah Efendimiz’in emri. Öyleyse bunları biz
nasıl anlayacağız? Bu yakınlık nedir; bu uzaklık nedir? Bu yakınlık, Allah’ı
unutmamaktır. Bu uzaklık da, Allah’tan gafil olmak, Allah’ı unutmaktır.
Bütün bu insanın günleri geçiyor, yirmi dört saat geçiyor da televizyonda, zevk
yerlerinde, barlarda, neyse kulüplerde, zevkinde, sefasında hep menhiyat işlemekte
oluyor. Yirmi dört saat geçiyor, bir defa Allah onun aklına gelmiyor. Öyleyse Allah’tan
çok uzak olan işte o insan oluyor.
Biz de o kadar uzak değiliz. Fakat “nahnü akrabü” fermanında buyurduğu, biz o kadar
da yakın değiliz. Biz demek ki o uzaklıkla, o yakınlığın ortasındayız. Öyle edelim ki o
17 Kâf 50:16
18 Ramiz’ul Ehadis, Hadis no: 4156

