Page 172 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 172

168                                                          Gülden Bülbüllere

          Meşayih yok diyen, tarikat yok diyen, zikri inkâr eden, tarikatı inkâr eden bunlar nedir?
          Bunlar da eşkıyadır. Onlar da Allah yolunda eşkıyalardır. Yani Allah’a gidecek bir kulu
          bu yoldan çekmiş onu koymuyor ki gitsin.
          Evet, işte böyle efendiler, Allah’a şükür, elhamdülillah bak, burada da çok şanslıyız.
          Çok şükredelim ki Cenabı Hak bize doğru, en sağlam, en güçlü, en kıymetli yolu nasip
          etmiş.
                 Tarîkat cümle haktır olma zâği

                 Ki dört misbâhı var birdir çerâğı
          Tarikatların hepsi  haktır. Tarikatların sayısını da Allah bilir, biz  bilemeyiz.  Çünkü
          Allah’a giden yollar,  mahlûkâtın  nefesinin  adedince buyruluyor. Biz bunu  da
          anlayamayız, bunu ehli anlar.
          Yalnız Allah’ın binbir ismi vardır. Binbir ismiyle Allah zikredilir.
          Tarikat nedir? Allah yoludur.
          Bu herhangi bir ismiyle zikrediyorsa, o ismin nuruna ulaşır. O esma nuru onda tecellî
          eder. O Allah’ın nuru tecellî edince, o zaten gaflette kalmaz, o zaten karanlıkta kalmaz,
          o zaten bir aydınlığa çıkar, bir nura ulaşır.

          Ama Allah’ın nuru yine, Allah’ın üç nuru var.
          Esma nuru var, sıfat nuru var, zât nuru var.
          Herhangi ismiyle zikreden mürit, o ismin nuruna ulaşır. O esmanın nuru onda tecellî
          eder. O esmanın nuru onun kalbinde doğar. Eğer o daha da çalışır terakki ederse, sıfat
          nuruna ulaşır. Daha  o  nurun daha büyüğüne daha  ziyadesine ulaşır. Daha orada da
          çalışır, oradan da geçer, terakki ederse Allah’ın zâtının nuruna ulaşır. Bunlar tarikatın
          nimetleridir.
          Bunlar ancak tarikatla ve tarikattaki zikirle, hizmetle, amelle elde ediliyor. Onun için
          tarikatsız olmuyor, onun için:
                  Mürşidi olanların gayet yolu âsân imiş
                  Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş

          Yani mürşidi olanların yolu çok kolaydır. Âsân demek kolay demektir. Ama mürşidi
          olmayanların bildikleri gümandır.
          Güman ile iman bir arada olmaz.

          İman tasdik demektir. Güman tereddüt, yani bir şeyin var mıdır, yok mudur, olur mu
          olmaz mı? Güman tasdik değildir. Tasdik; var diye hüküm vermek, olur diye hüküm
          vermektir. Demek ki o zaman iman kimde?
                 Mürşidi olanların gayet yolu asan imiş
                 Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş
          Niyazi Mısri hazretlerinin:

                  Mürşid gerektir bildire
                  Hakkı sana hakkel yakîn
   167   168   169   170   171   172   173   174   175   176   177