Page 175 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 175
Teveccüh Sohbetleri 171
İşte bizim taklidimiz budur. Bizim taklidimizde bu amelleri, büyüklerimizin amellerini
yansıtacağız, taklit edeceğiz. Onlar yapmış, biz de yapacağız ama onlar hakikatını
yapmış, biz hakikatını yapamıyoruz.
Bizim amelimiz onlarınkine göre mecazdır. Ama mecaz hakikate köprüdür. Mecazdan
hakikate biz de geçeceğiz. Yapa yapa hakikate ulaşacağız.
Evet, burada hakikat ne? Mecaz ne? Biz irade sahibiyiz. İrademizle yaptığımız için
bizimki mecaz oluyor. Onlar iradeden kurtulmuşlar. Onlar bir alet olmuşlar. İbrahim
(a.s) da ne buyuruyormuş?
—Beni rabbim yedirir, rabbim içirir; rabbim yatırır, rabbim kaldırır, rabbim yürütür,
rabbim konuşturur, buyuruyormuş.
İşte tahkik bu, tahkike geçecek. Bu da ancak bir mürit fenafişşeyh olmadıktan sonra,
şeyhinde fani olmadıktan sonra, yani şeyhinin sıfatları onda tecellî etmedikten sonra
onunkisi taklittir. Ama ne zaman ki o bir alet oluyor. Bakıyorlar ki yapan kendisi değil,
onu yaptıran var.
Fail-i mecazdan kurtuluyor. Fail-i hakikat meydana çıkıyor.
Fail-i hakikat ise Allah’tır.
Değil mi? Evet, onun için burada da taklidimizden, tahkike geçeceğiz. Biz bu amelleri
yapa yapa geçeceğiz.
Yalnız bizim tarikatımız, bu amelimiz ne istiyor?
Toplandınız, geldiniz buraya, bilenler biliyorlar, bilmeyenler için.
Çünkü çok ders alanlar oldu. Onlar tabii dinlemişlerdir veyahut da daha evvelce almış
ama nasip olmamış, bugüne kadar teveccühe girmemiş. Yeni giriyor, sorulsa araştırılsa
böyle çok çıkar. Bir de her zaman olmayan amel, işlenmeyen amel unutulabiliyor.
İşte bu teveccühümüz ne istiyor? Kalbi selim istiyor.
Irak yerden geldiniz, zahmet çektiniz, uykusuz kaldınız, işinizi bıraktınız. Ve maddiyat
harcadınız geldiniz.
Niye geldiniz? Burada büyük bir amel olduğuna inandık, bu inanç sizi getirdi ve bu
amelden de bir şey bekliyorsunuz, istiyorsunuz. Bunu da elde etmek için ne lazım?
Bak, demek ki bunun büyük bir amel olduğuna bir inancınız var. O getirdi sizi buraya
delili budur.
Ama bu amelden ne istiyorsunuz, siz ne bekliyorsunuz? Bunu da elde etmek için bu
amel kalbi selim istiyor.
Kalbi selim demek bak mesela bu cemaatin içerisinde ağır hastası olanlar var. Borçlu
olanlar var, borcunu ödeyemiyor, protesto olmuş, haciz kapısına gelmiş. Veya başka
ihtiyaçlı olanlar da vardır. Daha başka büyük bir kârı, alacak bir parası bir yerden var
veya bir yere ödeyeceği var değil mi? Bugün mesela:
—Kârdan, işten, dükkândan, tezgâhtan ayrılıp da geldim acaba ne oldu bunlar?

