Page 381 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 381

380                                                          Gülden Bülbüllere

          Niçin mesela “Ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi.” emri fermanı var. Hayrı, şerri Allah
          halk ediyor.

          Allah’ın şerre rızası yok, hayra rızası var.
          Hayır nedir? İşte inanıp da inancını yaşayanların yaptıkları hayırdır, bunu da Allah halk
          eder. Halk etmezse işleyemez.

          Ama şer ne? İnancı yok veya da inanmış ama taklidî imanda. Taklit iman onu küfürden
          geri alamıyor. İsyandan geri alamıyor. O da onu işliyor.

          Ama Allah fırsat vermezse gidemez  onu işleyemezdi. Kuvvet vermezse  o melanet
          yerine gidemez. Fırsat vermese yine gidemez.
          Nasıl? Affedersiniz içki çok günah, bu bir isyandır. Bir vaaz, nasihat dinlemeye gitmek
          itaattir.   Bir  vaaz, nasihat  dinlemek için bir hocanın  vaazine gitmek üzere evinden
          çıkmak istese mesela dişi ağrır, hasta olur veyahut da o anda bir zararın olur veyahut da
          bir misafirin gelir veyahut da başka bir şey olur gidemezsin. Bak, dinlemeye fırsatın
          olmaz. Veya gitmek istemedin, gayretin yoktu, gitmedin.
          Bir de gücün yok. Fırsatın var, gayretin var; ama kuvvetin yok. Bunları kim veriyor?
          Allah veriyor.

          Ama bunları Allah vermiş ki biz hayra sarf edelim, şerre rızası yoktur.
          Şer, burada denilmesin ki madem Allah halk ediyorsa alsın kuvvetini o şerri işlemesin.
          Vermesin fırsatı da o şerri işlemesin. Vermesin arzusunu da o şerri işlemesin.
          Yok, böyle dersek o zaman biz nasıl ayrılacağız? Biz nasıl terakki edeceğiz? Bu ayırım
          nasıl olacak?  Cennetlik, cehennemlik nasıl ayrılacak? Cenneti,  cehennemi Allah
          lüzumsuz mu halk etmiş? Hiç mi lüzumu yok?
          Cennette Allah’ın rahmeti  vardır, rahmetine ulaşıyor. Allah’ın mükâfatı orada var.
          Cehennem ise Allah’ın gadabı vardır, cezası vardır.
          Öyleyse Allah’ın cezasından kork, rahmetini bul da rahmetine ulaş. Allah’ın cezasından
          korkmak için günahtan çekineceksin. Çekiniyorsun da korkmuyorsun. Korkmuyorsun
          ve sen istiyorsun da Allah da halk ediyor.

                 Hiç kuluna zulmeder mi Mevlâsı
                 Kulun çektiği kendi cezası
          Evet, işte kula ihsanlar var ki Allah  bizi “Çok ihsan  var bu ihsandan içerü.” nasip
          etmiş. İhsanının içerisinden ihsan, ihsanın içerisinden ihsan, ihsanın içerisinden ihsan
          vermiş.

          Yalnız burada zâhirde de şöyle var: Şeriat var, şeriatın özü tarikat, tarikatın özü hakikat,
          hakikatin özü de marifettir.
          Şeriatta seçkin olanlar, çok takva olanlar oluyor. Çünkü tarikat takva yönüdür. Şeriatın
          takva yönünü alır, fetva yönünü almaz.
          Evet, neden böyle? Şeriatta misal bir sol elinle su içmek mekruh ise tarikatta haramdır.
   376   377   378   379   380   381   382   383   384   385   386