Page 384 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 384
Teveccüh Sohbetleri 383
O öz nedir? Kalbindeki inancıdır.
Bu da tarikatın şartlarını elde edecek.
Evet, insanlardan şeriatla seçiliyor. Şeriatta da seçkinlik, âlimler var, ilmiyle amel
edenler, bunlar seçiliyor.
Fakat ilmiyle âmil olmuş, amel etmiş fakat bir de tasavvufu varsa bak, o da
“Zülcenaheyn” oluyor. Tarikatı varsa zülcenaheyn çift kanatlı, o daha çok ileri gidiyor.
Uçanla yürüyen bir olur mu? Uçan çabuk ileri gider, çok gider, çok fazla yol alır, çok
ileri gider.
İşte bir âlim eğer tarikata giriyorsa zâhirde de ilmiyle amel ediyorsa; tarikatı da var,
inanmış, tarikata da girmişse o çift kanatlıdır.
O uçar, o uçunca gider. Nereye? O uzak menzile, yürüyerek gidilmeyen yere o gider.
Orası neresi? Orası hakikattir, hakikate o ulaşır.
Hakikatten de marifete geçiliyor. İşte hakikate geçenler bütün velîlerdir. Velîlerden de
seçilenler bunlar da nedir? Marifete ulaşıyorlar ve bunlar bizim için açıktır.
Himmet-i evliya bize yâr iken
Şahı Nakşibendî ser hünkâr iken
Seyyid Taha Sıbgatullah var iken
Kâbe kavseyne dek seyranımız var
Evet, efendiler işte “Çok ihsan var bu ihsandan içeru.” buyurduğu budur.
Ne zaman ki şeriatımızı da tarikatımızı da yaşar hakikate ulaşırsak, hakikatten marifete
de ulaşırsak o zaman ihsanın çoğunluğunu elde ederiz. Çoğunluğu o zaman elde
ederiz.
Peki, bir 10 dakika da teveccühü tarif edeyim de başlayalım, izdiham var.
Evet, efendiler! Bizim teveccühümüz büyük bir ameldir, büyüklerimizin amelidir. Bize
emretmişlerse biz emir kuluyuz âcizane. Kârı, kemâli de haram olsun. Kârı da sizin
olsun, kemâli de sizin olsun. Yeter ki biz bu emri işleyelim de mesul olmayalım, yerine
getirelim. Onun için bak, burada kârı, kemâli sizin dersek eğer bunun kârı nedir? Kârı
inancımızdır. Kemâli nedir? İnancımızın neticesine ulaşmaktır.
Buna inanaraktan geldinizse bu amel neyi istiyor? Bu amel burada kalbi selim ister.
Teveccühün başlangıcı var, başlangıcında teveccühün oturma usulü var. Tabii
yetkililer, bilenler, herkes kendi bulunduğu yerde; yukarıdaki yukarıda, buradaki
burada, aşağıdaki aşağıda, sağdaki sağda, soldaki solda, bilenler teveccühü çabuk
olarak, seri olarak oturma usulünce oturttururlar.
Böyle karma karışık oturmayacaksınız. Oturma usulü var. Fakat oturmanın da her ne
kadar usulü varsa da kendinizi de sıkmayın. O da kalbinizi meşgul eder. Dizleri ağrıyan
varsa illa diz üstü oturma, tahiyyatta oturur gibi oturmak şart değildir. Eğer
oturabiliyorsa mürebbe yani bacaklarını yere sererekten, yuvarlak oturur. Yok, onu da

