Page 383 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 383

382                                                          Gülden Bülbüllere

          Helali var biliniyor,  haramı var  biliniyor, bir de karışmış bilinmiyor.  Haramından
          biliyoruz kaçacağız. Helali biliyoruz koşacağız. Ama bilmediğimizi öğreneceğiz.
          Öğrenmeden onu işlemeyeceğiz.
          Fakat bunu bilen kimdir? Bu haram, helal, hayır, şer karışmışsa bunu seçen kimdir?
          Evliyalullah. Çünkü Allah ona bildiriyor.
          Cenabı Hak “Bilmediklerinizi bildiririm ben.” 16  buyuruyor.
          Onun için burada şeriat, tarikat biz bu yoldayız.

          Şeriatimizi de dikkatli yaşayalım. Günahlardan,  şerlerden, haramlardan son derece
          kaçalım, sakınalım.
          Tarikatımızın dört şartını elde etmeye çalışalım. Muhabbet, ihlâs, âdap, teslim bunları
          elde etmeye çalışalım. Ve tarikatta bütün gafletimizi atmaya çalışalım. Gafletten
          kurtulalım.
          Evet, şeriatta bir noksanlık var ki günah işlemek.
          Tarikattaki noksanlık Allah’ı unutmaktır. Bir nefes unutmuşsan o da bir noksanlıktır.
          Ancak insan kişi noksanını bilmek gibi bir irfan olamaz, buyruluyor; ancak ve ancak
          sen bütün günler boyunca hareket yaparken, yürürken, her adımını attığın zaman, her
          nefesini alıp verirken Allah’ı unutmuyorsan noksandan kurtuldun. İnsanın nefesi:
                 Muhammed Sami Gavvasi bahri aşkı râ her dem
          Dem nefestir. Yani her dem diyor her nefeste aşk denizindedir. Allah’ın aşkı öyle ihâta
          etmiş ki hiçbir nefesi boş değil.
          Evet demek ki insanların noksanlığından kurtulması için; 24 saatte 24 bin nefesi varmış
          insanların, o 24 bin nefesin bir tanesini zayi etmeyecek ki kurtulsun.
          Hangisi zayi etmiş? Nefesi çıkarken Allah’ı unutmuş veya alırken Allah’ı unutmuş.
          Aslında bu nefes; “Hay”dır” çıkan, “Hay”dır” giren.  Allah’ın gaybiyetteki zâtının zikir
          ismi bu “Hay”dır.
          Bundan haberdar olmak lazım. Bundan ayık olmak lazım. Bundan ayık olmayan ârif
          olamıyor. Bundan ayık olmayan marifete ulaşamıyor.
          Evet, işte  şeriatın  özü demek ki seçiliyor. Seçilme nedir?  Şeriatı çok iyi yaşayacak.
          Günaha, sevaba, helale, harama çok dikkat edecek ondan sonra onun tarikatı olsun.

          Niçin, bak! İnsan tarikata girmekle şeriatta eksikliği varsa onun hiç asla tarikatla hiç
          alakası yok. O ancak kendini aldatıyor. Kendini aldatır, kimi aldatacak. Tarikatla onun
          hiç alakası olmaz.
          Evet, o zaman tarikatın özü de şudur ki hakikate geçmek için özünü yaşamak lazım.
          Bak, bir söz var, bir de öz vardır insanlarda.

          Evet, o söz nedir? İkrarıdır.

          16  Camiül-ûlüm vel Hikem C.1 S.342
   378   379   380   381   382   383   384   385   386   387   388