Page 474 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 474

Teveccüh Sohbetleri                                                    475

          Nedir bu? Marifetten dem, yani söylüyor ama söylediği gibi değil.
          Bak: “Olduğunuz gibi görünün, göründüğünüz gibi olun.” deniyor. Söylüyor  ama  o
          söze kim inanır? Nasıl söylüyor?
                 Ehl-i aşkın sözlerin alıp satan âşık mıdır

                 İçini görmez sarâyın vasf eder dîvârını
          Yani duymuş, söylüyor hâlbuki onun vasfını nedir bilmiyor. O sözüyle kendisi ben de
          bir şey biliyorum, diye insanlara kendisini saydırmak istiyor. İhvanlar evet bu böyle.
          Bir de bunu açıkça söylüyorum. Şeyhe “Allah” diyorlar. Bunlar da küfre gider. Şeyh,
          Allah değil; Evliyâullah, Allah değil. Yalnız Evliyâullah, Allah’ın sıfatı ile sıfatlaşmıştır.
          Eğer Evliyâullah’ın maneviyatını görürseniz, Evliyâullah’ın maneviyatını görürseniz o
          zaman Allah desen de onu aşikâr edemezsin.
          Çünkü niçin? Hazreti Ali Efendimiz’in bir kelamı var. Buyurmuş ki: “Ben görmediğim
          Allah’a secde etmem.” Bunu aşikâr söylemiş. “Görmediğim Allah’a ama görmediğim
          Allah’a secde etmem” demiş. Fakat o neyi görmüş?

          Kur’an-ı Kerim’de “Kâbe kavseyni ev edna.” , Habibim sen bana o kadar yaklaştın ki
                                                6
          iki kaşın birbirine yaklaştığı kadar yaklaştın, buyuruyor. Yani Resulullah Efendimiz’in
          maneviyatını görmüş. Onun velâyetini görmüş, nübüvvetini değil. Yani cesedini değil
          ruhunu görmüş. Ruhunu görmüşse eğer, ruh Allah’tan zaten ayrı değil ki. Ayrı olan
          nübüvveti, mübarek cesedidir.
          Hatta Evliyâullah  da böyledir.  Evliyâullah’ın velâyetini görmüşse eğer Resulullah’tan
          ayrı değil, Allah’tan ayrı değil.
          Hatta tasavvuf kitabı “Reşahat”te yazar sağlam bir  kitaptır. Hace Ubeydullah Ahrar
          Hazretleri’nin oğlu imam  Muhammed  Yahya çok âlimmiş. Ondan ders  almış, ona
          hizmet görüyormuş. Bunda hacca gitmek arzusu olmuş. Hacca gitmek için müsaade
          istemiş. O da böyle bir huzur yapmış demiş ki:
          —Oğlum bu sene seni hac kafilesinde göremiyorum.

          Haccı çok  arzu etmiş,  Resulullah Efendimiz’i çok  arzuluyor,  onu görmek istiyor,
          Ravzasını ziyaret etmek istiyor. Çok ısrar etmiş:

          —Peki, git, demiş.
          Git, demiş ama ilkin oğlum bu sene seni hac kafilesinde göremiyorum,  demişti.

          Bizden de bu geldi geçti.  Mübarek  şeyh efendimizle hacca gitmeyi çok  arzu  ettim,
          nasip olmadı, gidemedim. Fakat sonraki sene oldu, daha hac arzusu gönlümden çıktı.
          Onunla gidemedim, diye daha da  gitmek istemedim fakat hacdan teşrif etti, geldi.
          Mübarek  ziyarete bir başladı, Ankara’ya gitti, Bor’a  gitti.  Bir seferinde de  gittim
          mübarek buyurdu ki:



          6  Necm 53:9
   469   470   471   472   473   474   475   476   477   478   479