Page 94 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 94
90 Gülden Bülbüllere
Sâlih ne yatarsın uyan dediler
Sıdk ile Allah'a dayan dediler
Hak gizli değildir ayân dediler
Çok ihsân var bu ihsândan içeru
Hak gizli değil ayan, diyor. Ama tabii ki gözü açık olanlar onu görüyor. Gözü kapalı
olanlar onu göremez. Bizim her ne kadar bu ten gözümüz açık ama bu ten gözüyle o
görülmez. Kalp gözü ile o görülür, kalp gözü açılırsa o görülür. Kalp gözü neyle
açılacak? Şeriat, tarikat, hakikat, marifet. Bunlar olmazsa kalp gözü açılmaz.
Şeriat ancak insanı, hayvanî sıfattan kurtarıyor.
İnsanı beşerî sıfattan geçiren tarikattır. Bir insan beşerî sıfattan geçmedikten sonra,
tarikattan hakikate geçmedikten sonra, o bâtın gözü de açılmaz, bâtın kulağı da
açılmaz, bâtın dili de açılmaz. O zaman bâtın gözü açılırsa ne olur?
Gören ve görünen ol can değil mi, diye kelamı kibarda buyuruyor.
Gören de O görünen de O.
Bunun anlamı ne oluyor? Sen yok oldun. Allahın varlığı sende tecellî etti. O kendi
kendini görüyor. Sen yoksun. Zaten başka kelamda:
Kendini kendi göre kendi bile
Bâkîsin eydemezem gelmez dile
Bu da “Küllü şey’in halikun illa vecheh” 7 ayeti kerimesinin mealini Aşık Paşa isminde
Kırşehir’de Evliyaullah’tan bir tanesi bunu nazımla, dile getirmiş:
Orta yerden götürürler seni beni
Şimdi “Küllü şey’in halikun illa vecheh” ayetini yazmış, altına da manalarını, mealini
dile getirmiş, bir sayfadır.
Orta yerden götürürler seni ben
Ol denizde garka vara canı ten
Kendini kendin göre kendin bile
Bakısın deyemezem gelmez dile
Aşk anındur âşık oldur maşuk ol
Ahir andan ana varır cümle yol
Âşık imdi varlığın ver yokluğa
Yokluk içinde sana varlık doğa
Kul iken sultan olursun ta ebed
Vavi gitti avhedin kaldı ahed
7 Kasas 28:88

