Page 99 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 99
Teveccüh Sohbetleri 95
Evet, Allah’a şükür, bak şu zamanda evellallah pirlerimizin sayesinde, umutsuz
olmayacağız. Zaten umutsuzluk küfürdür. Ama emin de olmayacağız, emin olmak da
bizi felakete düşürür.
Onun için burada niçin umutsuz olmayacağız? Allah’a şükür, pirimiz var. Bak! Ne
buyuruyor:
Âriflerin kıyâmeti dâimdir
Kulûbu hep mâsivâdan sâimdir
Biz gaflette isek pîrim kâimdir
Bırakmaz berzah-ı süflâya bizi
Yetmez mi bize bu müjde?
Biz gaflette isek pîrim kâimdir
Eğer hepimiz gafleti atabilsek o zaman hep velî oluruz. Hiç kimse kalmaz daha mürit
kim olacak? Bütün tarikata girenler hep velî olurlar.
Onun için burada gaflet nedir biliyor musun?
Buradaki ayıklık, Allah’ı hiç unutmuyor. Eğer Allah’ı unutuyorsa onda gaflet vardır. Bir
gaflet var ki Cenabı Hakk’a isyan ediyor. Öyle bir gaflet ki günah, sevap, helal, haram
bilmiyor. O tamamen bir zifiri karanlık içerisinde, zulmet içerisinde, o hiç aydınlık
görmüyor.
Ama bizdeki gaflet, mesela parçalı bulutlu havada güneş buluta girer, bizim gafil olma
zamanımız. Buluttan çıkar veya ay buluta girer, buluttan çıkar, işte o ay buluttan çıktığı
zaman bizim ayık olma zamanımız. O buluta girer bizim gafil olma zamanımız. Bunlar
olur. Bizde öyle çalışalım ki tamamen o ay’ı, o güneşi kaybetmeyelim. Bulutun
içerisinde tamamen kalmayalım, zulmette tamamen kalmayalım.
İşte bir gaflet daha var ki günah, sevap, helal, haram bilmeyenlerin. Zulmet içerisinde
hiç bunlar aydınlık görmezler.
Ama bizim için bir gaflet de var ki günahı, sevabı, hayrı, şerri, helali tatbik ediyor.
Şeriatı, tarikatı var. Onda işte kabız, basıt hali var. O kabız halinde değişir, karanlığa
giriyor. Basıt halinde aydınlığa çıkıyor. Bu aydınlıkta misal hani diyelim ki bulutlu bir
gölgeye girdin üşüyorsun. Orada durduğun müddetçe üşürsün. Eğer o gölgeden
çıkarsan üşümezsin. Bir güneşe çıktın yanıyorsun, o güneşe çıkmakla ısınıyorsun, ne
kadar kalabilirsen o güneşte o kadar ısınabilirsin.
İşte bizde kabız hali, basıt hali bunlar nöbet değişiyor. Kabız hali geldiği zaman kabız
halinden kurtulmamız için istiğfara devam edeceğiz. Rabıtaya yalvaracağız, rabıtaya
sığınacağız.
—Aman şahım sen bilirsen, bu halimden bundan beni kurtar.
Çünkü kabız halinde envayi çeşitli, çok şeyler insanın kalbine gelir. Öyle bir sıkıcı, öyle
bir bunaltıcı haldir. Ama basıt hali öyle bir ferahlık, öyle bir genişlik haldir. O hal
değişimi işte muhabbetin gelip gitmesi. Yani rabıta nurunun sende gelmesi ve rabıta
nurunun kesilmesidir. Niye bu rabıta nuru geliyor, sende niye kesiliyor? Cihada

